Ana içeriğe atla

MEVLANA FELSEFESİ, KONYA VE AKP HIZLI TRENİ

MEVLANA’NIN KONYASI AKP’NİN HIZLI TRENİ

26 Nisan 2014

"Gel ne olursan ol yine gel" diyor Mevlana, iktidar yağdanlıkları ve de karanlığın yüzleri ise “hızlı tren bizim, siz Kara Treninize binin ” derken, ‘şeb-i arus’u da İstanbul’a taşıdılar erken.

Yıllar sonra Konya’ya gittik. (25 yıl). Mevlana’nın kentinden çok, Mevlana’yı ziyaretti amacımız. Doğrusu, felsefesini yerinde okumak adına Konya’da idik; Şeb-i Arus’un yaşandığı 2013’ün 17 Ekiminde ve saat 11.40’da.

Hızlı Tren’in Cafe’sindeki fiyatlar da hızlı; düşünün markette 50 krş’a aldığınız kutu cola 2,5 TL. Bu da Hızlı Tren’in halk için değil de, elit, özellikle kendileri için yarattıkları İslam burjuvazisi için yaptıkları ortaya çıkıyor. Kardeşim, biz o kutu kolayı içemezken, türbanlı gruplar çoluk çocuk Hızlı trenin restaurant’ında besleniyorlar, adeta onların treni.

Bu gezi bütününde, ülkemde iktidarın neden olduğu, ilginçliklerle Konya’yı ve Mevlana’yı ve de yağdanlıklarını anlatmaya çalışacağım:

“Gez Konya’yı gör dünyayı.”
“Gez dünyayı gör Konya’yı” diyen de var..
Aslında Konya için söylenen çok şey var;
Örneğin; Hanya’yı Konya’yı görmek v.s, v.s…

Girit’in ikinci büyük kenti olan Hanya ile Konya arasında bir mistik bağ vardır. Şöyle ki; Hanya’da 1880 yılında kurulan Mevlevihane, 1904 yılına kadar faaliyetlerini sürdürmüş ve civardaki diğer Mevlevihaneler ile Müslümanlar arasında bir haberleşme merkezi işlevini sürdürmüştür. İşin aslı; Osmanlı’nın yerleştirdiği ilk göçmenler Konyalı Bektaşiler olduğu için iki yöre arasındaki günler süren yolculuk sonrası söylenen ‘ işin aslını görüp aklı başına gelmek’ içeriğindeki ‘ Hanya’yı Konya’yı gördün’ deyimin kökenini oluşturduğu söylenir..

Bir de; 23 Ağustos 2011’de Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım’ın aklıma düşürdüğü, “Git gel Konya 6 saat” deyimi var. Evet; Ulaştırma Bakanı Yıldırım Ankara - Konya yüksek hızlı tren açılışında "Artık 'git gel Konya 6 saat' nostalji (geçmişin özlemi) oldu, tarihe karıştı" yorumunda bulunmuştu. Belli ki bunun niçin söylendiğini tam bilmiyor. Her ne ise bu deyimi doğru söyledi de doğru kullanamadı. İşin en doğrusu, ne için ve kim tarafından kullanıldığı belli olmayan bir tümce, fakat “ne yaparsan yap, olay budur” içerikli değişmez gerçekliği ifade eden bir deyim olarak da kabul etseniz başınız ağırmaz. Şu da bir gerçek, bu deyime cinsel anlamlar da yükleyenler var, tıpkı Mevlevi felsefesinin evrensel özünü yadsıyıp, dostluklara, arkadaşlıklara cinsellik yüklendiği gibi.

Bu deyim, 2012’de ‘Hızlı Tren’ ile değil, 1960’larda asfalt yol yapıldıktan sonra değişti, çünkü Ankara’da özel otomobilinle en fazla 3, 5 saat sonra Konya’nın merkezinde soluğu alıyorsun.

Konya’ya ilk gidişim, sevgili meslektaşlarım inşaat mühendisleri akrabam Celal Toraman ve Ülkü Can ile, 1987’nin Aralık ortasında ‘ Kent içi raylı sistem malzemesi Travers ihalesi için’ olmuştu. Kışın o zorlu hava koşullarında bile-ki dönüşte Makas mevkiinde, ‘eğer Konya Seyahat bizi kurtarmasa’ donacaktık- 5 saatten fazla sürmemişti, Konya-Ankara arası.

17 Ekim 2013 günü saat 9.30’da ‘Hızlı Tren’ ile Konya’ya hareket ettik. Konya’ya ilk gidişim belirtiğim gibi 1987 gerçekleşti. Benim tam 26 yıl sonra ikinci gidişimdi ve bu 3,5 saatlik yol 2 saate düşmüştü, saatte 250 km/s hızla. Ortalama 180 km hız ile 2 saatte Konya’nın merkezine iniyorsunuz. Bu Ankara-Konya mesafesini, Japonya ve Çin 2 saatte değil, 38 dakikada alıyor. Bu nedenle benim için, AKP’nin Hızlı Treni, Hızlı Tren’den çok, Hızlı otomobil idi.

Adamlar, adeta sahipleniyorlar. Duble yolu ve hızlı tren projelerini kimin parasıyla yaşama geçirdiklerini %25 tabanına söylemiyorlar(%50 değil, taş patlasa %25 oyları var, %50’nin %25’i kesinlikle düşündürücü oy). Bu projelerde kullanılan paralar, 1999 Marmara deprem felaketi sonrası, depreme kalıcı çözüm getirmek için ‘Bülent Ecevit hükümeti zamanında’ halktan toplanan deprem vergileri fonlarıdır. Hızlı tren ve duble yol projesini karşı değilim, karşı oluşum; deprem tehlikelerini önlemek için toplanan paraları siyasi rant adına kullanmalarındandır.

Barolar Birliği Başkanı Pr. Dr. Metin Feyzioğlu ve iki arkadaşının ‘18 Haziran 2013’ yaşadığı olayla bazı ilginç olaylara değineceğim.

  Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve arkadaşlara Eskişehir’den hızlı trenle Ankara’ya gidiyorlarmış.

Türbanlı Zahide adında bir bayan, Metin Feyzioğlu telefonda yüksek sesle İngilizce konuştuğu için rahatsız olmuş. (Arapça konuşsa kesin rahatsız olmazdı bayan). Rahatsızlığını iletince de Zahide’ye Barolar Birliği Başkanı hakaret etmiş.

Zahide Ceylan, olay günü sosyal paylaşım sitesine şunları yazmış.. ‘Hızlı trende vatan haini biri. Dış ülkeye yalan bilgi veriyor. Bugün beni de Eskişehir Ankara treninde linç edeceklerdi.’

Belli ki bulaşık biri.. Zahide’nin duruşuna göre, ben şunu anlıyorum; Metin bey ve adamları birkaç kişiyi linç ettikten sonra, Zahide’ye gelinceye kadar yorulmuşlar ve Zahide linçten kurtulmuş.

Zahide için, bulunmaz fırsat . Çünkü, trende siyasi geleceği olan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu var. Metin beyin konuşmasında Gezi parkı eylemleri var. Özellikle Eskişehir’e, “Gezi Halk Hareketi”nde polislerce(ben bunların polis olduğunu zannetmiyorum, bunlar, polis elbiseleri giydirilmiş partiye kayıtlı militanlardır) linç edilen Ali İsmail için gidilmiş. Zahide bunları değerlendirmesin de kim değerlendirsin. Üstelik kendisi, eski AKP milletvekili olan Kalkınma Bakan yardımcısının eşi.

Metin beyin dediğine göre; Trende yabancı gazeteciyle telefonla konuşuyormuş, vagonun epey önünde bir kadın yerinden kalkıp Metin beyin yakınına oturmuş ve dinlemeye başlamış. Biraz sonra birden ayağa fırlayarak; ‘yalan söylüyorsun polisler kimseye zor davranmıyor, bunları söyleyeceksen bizim yaptığımız ‘Hızlı Trene’ değil ‘Kara Treninize binin’ diye bağırmaya başlamış. Metin Feyzioğlu “Kimle ne konuştuğum kimseyi ilgilendirmez” lafının dışında tek bir laf etmemiş. Zahide hanım bağırmayı sürdürmüş. Ardından önlerden bir erkek Metin beye hakaret etmiş. Birileri araya girmişler. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve arkadaşları bir şeyler döndüğünü hissedince bir istasyon önce, Sincan’da trenden inmişler.’ Trenden iner inmez, Zahide’nin “ Mustafa. hay Allah kaçırdık, indiler…” demesi, olayın en dikkat çekici yanı bence. En sinir bozucu yanı da; Zahide’nin polise şikayet ederken, Metin beyin, yanındaki arkadaşlarının adlarını vermesi. Anlaşılıyor ki, bu bir kurgu..

Ne ilginç ki, Zahide’nin soysal medyada yazdıklarıyla, Metin beyin söyledikleri örtüşüyor.

Zahide’ye bak, ‘Feyzioğlu’nu vatan haini ilan edebiliyor. Amaç, itibarsızlaştırmak. Başörtüsünü siper ederek din düşmanlığı algısı yaratmak.

Zahide yalancısının mumu yatsıya kadar yandı, fakat Zehra yalancısının mumu birkaç yatsıdan sonra söndü.

Zehra’nın yalan öyküsü: Gezi Parkı olayları sırasında eylemcilerin saldırısına uğradığı iddia edilen ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar” dediği Zehra Develioğlu ile ilgili görüntüler ortaya çıktı. Genç kadının herhangi bir saldırıya uğramadığı belirlendi.

AK Partili Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu, (25) 1 Haziran 2013’te Kabataş’ta eşini beklerken bebeğiyle birlikte saldırıya uğradığını iddia etmiş ve şunları söylemişti: “Ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım. Bebek arabam elimden gitti. Bir kadın ‘Ne geldiyse bu ülkenin başına bunların başörtüsü üzerinden geldi vurun şuna’ deyince, bir adam arkamdan tekme tokat vurmaya başladı. Bir taraftan ‘Bu üllkenin gerçek sahibi biziz anladınız mı ulan’ diye bağırıyorlar, bir taraftan tekmeliyorlardı. ‘Kutsal başörtüymüş, görün bakalım kutsalı size neler yapacağız’ diyerek aklınızın bile almayacağı şekilde küfrettiler, vurdular, vurdular. Kendimi kaybettim. Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu. Kalktım bebeğimi bulmaya çalıştım.” diyen Develioğlu’nun yanından bazı eylemcilerin geçtiği ancak saldırının gerçekleşmediği görüldü.

Zehra Develioğlu’nun saldırıya uğradığını söylediği ana ilişkin görüntüler dün Kanal D haber’de yayınlandı. Türkiye’nin gündemine oturan ve günlerce konuşulan olayla ilgili görüntüler 1 Haziran 2013’e ait. Polis raporuna göre Develioğlu saat 19.42’de güvenlik kamerasının görüş açısına giriyor. Elinde bebek arabası, arabada da bebeği var. Genç kadın Kabataş tramvay durağının karşısındaki kaldırıma geçiyor ve eşini bekliyor. Saat 19.43’te, yanından 8-10 kişilik bir grup geçiyor. Çevrede de olağandışı hiç bir hareketlilik gözlenmiyor. Saat 19.48’de 10-15 kişilik başka bir grup geliyor ve Develioğlu’nun yanında 30 saniye kadar duraklıyor. Polise göre burada söz dalaşından dolayı bir hareketlilik oluyor. Grup 19.50’de oradan uzaklaşıyor. Çevrede yine bir olağanüstülük gözlenmiyor. Kabataş iskelesinin güvenlik görevlileri de normal işlerine devam ediyor. Yaklaşık 10 dakika bekleyen Develioğlu’nun saat 19.58’de eşi geliyor ve bir dakika sonra ikisi birlikte yolun karşısına geçiyorlar ve kameranın görüş açısından çıkıyorlar.

Polis, günlerce bu iddiayı soruşturdu. 73 ayrı kameranın görüntülerini inceledi. Bölgedeki büfecilerin, taksicilerin ifadeleri alındı. Baz istasyonlarından alan taraması yapıldı, o zaman diliminde orada bulunan herkes tespit edildi ve ifadeye çağırıldı. Bu kişilerden bazıları teşhis için Develioğlu’na gösterildi. İfadesinde ayrıntılı eşkal veren Develioğlu, şüphelileri teşhis edemedi. Genç kadın daha sonra Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden rapor almıştı. Raporda, bacaklarının iç kısmında, kısa sürede geçebilecek 5 adet morluk olduğu belirtilmişti.

İktidar erkine yakın türbanlı bazı bayanlar, bunu duruşlarını tutku haline getirdi. Anımsayın; İstanbul Fatih'te maddi hasarlı kaza yapan türbanlı Avukat Nurcan Yanardağ'ın cipinin muayene ve trafik sigortası olmadığı gerekçesiyle 18 Ağustos 2009’da ceza kesen trafik polislerine, "Ben Kadir Topbaş'ın basın danışmanının eşiyim. Bana ceza kesemezsiniz. Aksi taktirde konu başka yerlere intikal eder" dediğinin iddia edildiğini.

Rüstem Paşa geni mi taşıyor birileri?! Yalancının yalancıları: Rcep T ayip Erdoğan: “Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar” dedi.

Elif Çakır; Zehra Develioğlu’yla ile ilk röportajı yapan Star Gazetesi’nden Elif Çakır görüntüleri kendisinin de izlediğini iddia ederek yaşanan saldırıyı doğrulamıştı.

Balçiçek İlter; Dayak yediği ve taciz edildiği öne sürülen Develioğlu ile röportaj yaparak ‘morlukları gördüm’ diyen Balçiçek İlter, Twitter’dan özür dilemesi gerekenin kendisinin değil Zehra olduğunu söyledi.

İsmet Berkan; Olayın ‘vahşiliğini’ doğrulayan bir başka kalem ise gazeteci İsmet Berkan’dı. “Görüntüye bakınca, insanların ne beklediklerini bilmiyorum. Ben de öyle bir kanaat oluşmuştu, taciz olduğuna yönelik o dönemde izlediğim zaman …” dedi.

Sabah gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca ve Milliyet gazetesi yazarı Nagehan Alçı da, dayak ve taciz iddialarını sıklıkla kamuoyu gündemine taşıyarak, iddiaların arakasında duran isimlerdi.

Sıra Nagihan ve Rasim ile birlikte benzerlerinin yalan ve iftiralarının deşifre edilmesinde.. Canım bunlar için ne fark eder ki, çıkarlar utanmazdan ‘paralel devlet’in kumpası tüm bunlar’ derler ve işin içinden sıyrılırlar, çünkü arkalarında ‘bir paket makarnaya oyunu satan’ makarnacılar var. Önemli olan gündem oluşturup, halkı oyalamak.

Bunlar benim için önemli değil. Benim için önemli olan; ‘sınırsız ve kuralsız demokrasi avcısı ve her dönem düşüncelerini güçlüden yana kullanan kimlikler. Bu kimliklerin akıllarını başlarına devşirmeleri artık ulusal zorunluluk haline geldi, çünkü bu yalanları ve yalancıları besleyenler, ülkemin bu hale gelmesinde baş sorumlulardır.

Biz, Zahide’den gizli Hızlı Tren’e binerek Mevlana ile bütünleşmiş Konya’ya doğru yol aldık. Dedim ya, benim için Hızlı Tren değil, Hızlı otobüs, onunla Zahide’den habersiz 2 saat 15 dakikaya Konya’ya iniverdik.

Mevlana denince Konya değil, Konya denince Mevlana gelir akla. Belli ki, Mevlana Konya’yı aşmış evrensel bir kimlik haline gelmiş.

İslam ve batı dünyasında tanınmış, Şair ve düşünce adamı Mevlana’nın tam adı; “ Mevlana Celâleddîn-î Belhî Rûmî/Mevlana Celāleddīn Muhammed Rūmī’dir ( O dönemde Anadolu’ya Diyar-ı Rum dendiği için bu ad ile çağrılmış, Anadolu’ya yerleştikten sonra). Mevlana Celāleddīn Muhammed Rūmī 30 Eylül 1207 Belh’de doğmuş, 17 Aralık 1273 Konya’da vefat etmiştir. Tasavvufta Mevlevi yolunun öncüsüdür. Mevlana; kendisinin portresini ve Türbesini ilk defa yaptıran, dahası ortaya çıkaran, ‘Anadolu Selçuklu Devleti sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in en sevdiği karısı’ Prenses Gürcü Hatun ile yakın dosttur.

Mevlana denince, insanlığa evrensel Öğüdü olan şiiri akla gelir:

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister Mecusi,
İster puta tapan ol yine gel, ,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,
Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz...
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.

Mevlânâ; Horosan’ın Belh yöresindeki Vash kasabasında doğmuş(günümüzde Tacikistan sınırları içinde kalıyor). Babası, 'alimlerin sultanı' Muhammed Bahâeddin Veled. Etnik kökeni bilinmiyor. Fars, Tacik veya Türk olduğu söylenir.

Kendisine karşı duyulan büyük saygının belirtisi olarak ‘efendimiz’ anlamına gelen Mevlânâ adı verilmiştir. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled'in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya’ya gelen Seyyid Burhaneddin’in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl ona hizmet etmiştir.

Harzemşahlar ve hükümdarları; Bahaeddin Veled'in halk üzerindeki etkisinden her zaman tedirgin olmuşlardır; insanlara çok iyi davranır, onlara anlayabilecekleri yorumlar getirir, fakat derslerinde kesinlikle felsefe tartıştırmazdı.

Söylenceye göre, Bahaeddin Veled ile Harezmşahlar hükümdarı Alaeddin Muhammed Tekiş (ya da Tokiş) arasında geçen bir olaydan sonra Bahaeddin Veled ülkesini terk eder. Bahaeddin Veled bir gün dersinde, felsefeye ve felsefecilere şiddetle çatmış, onları İslâm dininde var olmayan “Bid’atlerle” uğraşmakla suçlamıştı. Muhammet Tekiş’in çok sevdiği ve saydığı ünlü felsefeci Fahrettin Razi buna çok kızdı. Razi kendisini çok seven Tekiş’e, B.Veled’i şikayet etti. Bu nedenle, Konya Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat , Bahaeddin Veled'i ve Celâleddîn'i Konya’ya yerleşmeye razı etti.

Bid'at (Arapça), kelime itibariyle sonradan ortaya çıkan şey, yenilik olup, İslam hukukuna göre örneksiz bir şey yapmak, yepyeni bir iş ortaya koymak, genel kanaate aykırı davranışta bulunmak ve daha önce benzeri olmayan bir şeyi icat etmek gibi anlamlara gelir.

Anlayacağınız, ‘Bid’at, kısaca yenilik demektir. Fakat; Hz. Muhammed’in sözlerine(sünnetine) Kur'ân'ın açık hükümlerine, son peygamberimiz Muhammedi tanıyanların (Ashap), sahabeleri görmüş olanların (Tabiin) ve tüm elde olan verileri zorlayarak bir konunun doğrusunu bulmaya çalışanların (müctehitlerin) genel görüşlerine tamamen aykırı olarak ortaya çıkan hal, davranış ve işler demektir. Dine uygun bid'atlara şu örnek verilebilir; Minare, tesbih ve benzerlerini dine uygun bid’at olarak görebilirsin, fakat felsefeyi içeren konuları asla bidat değildir, dinin içeriğine karşıt şeylerdir onlar.

Yaygın olan kanaate göre; bid'atların asıl doğuş sebebi, toplumlardaki kültür değişmeleridir. Dinde bu değişimleri, içeriğine uygun olmasını istemektedir. Belli ki Felsefe bu nedenle, İlahiyet fakültelerinde AKP iktidarınca kaldırılmak istenmiştir( Anımsatma: Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 15 Ağustos 2013’te felsefe derslerinin kaldırılması ve fakültelerin isminin değiştirilmesi yönünde bir karar almıştı. Bu kararın akademik camiada tartışmalara sebep olmasının ardından YÖK Genel Kurulu, ilahiyat fakültelerinin isim ve müfredatına ilişkin Genel Kurul kararlarının yürürlükten kaldırılmasına karar verdi).

Diyebilir miyiz?Mevlana da felsefeyi kaldırırdı, okullarda, çünkü görüyoruz ki; Bahaeddin Veled, felsefeye ve felsefecilere karşı duruş sergileyerek onları İslâm dininde var olmayan “Bid’atlerle” uğraşmakla suçladığı için, ayni Mevlana günümüzde de İlahiyat fakültelerindeki felsefe dersleriyle uğraşırdı.” Ben diyemem, çünkü Mevlana gizemsel felsefesini ve tasavvufunu çözmem gerekir, o da olası değil çünkü araştırmaya ayıracak zamana gereksinim var.

Şu soruyu sormak isterim;İlahiyat Fakültelerindeki felsefe derslerinin kaldırılmasını isteyenlerin esin kaynağı Mevlana diyebilir miyiz?” Asla diyemeyiz, çünkü bunlarla Mevlana arasında asla örtüşen bir taraf görmek olası değildir. Doğrusu, Mevlan dinden geçinen biri değildir, onun derin tasavvuf duruşu; Rabbi’ne, sevgiliye kavuşmaktır, Hakka yürümektir.

Biliyorsunuz; YÖK Genel Kurulu'nda İlahiyat Fakülteleri'nde "felsefe" derslerini kaldırmanın yanında, fakültelerin adları da değiştirilmişti, İlahiyat Fakülteleri'nin adı "İslami İlimler Fakültesi" olmuştu.

Genel Kurulda kabul edilen müfredat değişikliğinde, mevcut müfredattan felsefe ve felsefi içerikli derslerin yanı sıra, adında tarih bulunan dersler ile sanat ve musiki dersleri de kaldırılmış, Fıkıh, Tefsir, Hadis gibi Temel İslam Bilimleri derslerinin saatleri ise artırılarak, Felsefe Tarihi (I-II), Felsefeye Giriş, Tefsir Tarihi, Hadis Tarihi, Kelam Tarihi, İslam Mezhepleri Tarihi, İslam Medeniyeti Tarihi, Türk İslam Sanatları Tarihi gibi dersler müfredattan çıkarılarak, bilimi ve evrensel ilkelerini dışlamaları karşısında akademik camia tartışmaya başlamıştı.

Çünkü; ilahiyat eğitiminde bilim, kapı dışarı edilmiş, mezhepçi bir bakış getirilmişti. Öyle ki, Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nun dediği gibi; “Osmanlı medreselerinde bile olmayan 18 saat Kuran dersi konmuştur, eğitim kalitesi yerlerdedir. 28 Şubat’ta böyle baskı görmedik biz. Hiç bilim adamlarına sormadan bunları yaptılar, amaçlarının ne olduğunu bilmiyorum.” YÖK Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay ise; “İlahiyat Fakülteleri sadece İslam inanç ve ibadet öğretimi veya saf dini ilimlerin eğitimi ile kendisini sınırlandıramaz.

Evrenin niçin yaratıldığı, varoluşumuzun anlamı gibi temel varlık sorularının cevaplarını 'Din' ve 'Felsefe' vermektedir. İslam filozoflarının felsefe ile değil hikmet ile meşgul olduklarını ileri sürmektedirler. Oysa hikmetsiz felsefe ol(a)maz. Felsefe bir anlamda, hikmetin akılla birleşmesidir, akılla kavranmasıdır. Bunun adı, Akademik özgürlük değil, irtica özgürlüğüdür, Felsefe grubu derslerini İslami bilimleri her yönüyle öğreten akademik bir kurum kapatılmaktadır. Bilimsel düşünce İslam felsefesi ile çakışmakta idi. ve Felsefe onlara göre öğrencilerin kafalarının karıştırmakta idi. Bu duruşlarıyla, önemli sayıda bilim insanı ve din adamı tarafından İslam eğitiminde 500 yıl önceye dönülmüştür. Darbe senaryoları yazanlar, el üstünde tuttukları 12 Eylül darbesinin ürünü YÖK ile, Cumhuriyet’ete darbe üstüne darbe yapmaktadırlar.”

Hiç zaman kaybedilmedi ve Diyarbakır’da 57 sivil toplum örgütü ’Özgürlüklerin önü açılsın’ sloganıyla, okullarda okutulan ’andımızın kaldırılmasını istedi. Memur-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Yunus Memiş, "1930’lu yılların totaliter ve faşizan uygulamaların ürünü olan bu ucube uygulamaya bir önce son verilmedir" dedi. O meczup, ucube” derken, alanda yüzleri gözleri gözükmeyen kara çarşaflı kızlar dolduruyordu. (13. 9.2013).

Yoğun eleştiri ve baskı sonrası YÖK kararından vazgeçti. Böylesi duruşlarıyla; Mevlana’dan esinlendikleri izlenimi yaratanlar, Mevlana’nın hakka yürüdüğü an olarak düşündüğü düğün gecesini(Şeb-i Arus)’u İstanbul’a taşımakla meşguller; adamların işi gücü dinden geçinerek siyasi rant sağlamak.

Bu taşıma bana göre resmen tarih hırsızlığıdır. Bir başka söylemle; tarihi değer, değersizler tarafından düşlerindeki başkent İstanbul’a taşınmıştır. Şeb-i Arus(düğün gecesi), Mevlana Celaleddin-i Rumi, bu geceyi Rabbi’ne, sevgiliye kavuşma gecesi(Hakka yürüdüğü an) olarak düşündüğü düğün gecesi(Şeb-i Arus) olarak adlandırır.

Tayip bey, her şeye yaptığını Mevlana değerlerine de yapmış, siyasi ve ekonomik ranta eklemlendirmiştir. Evet; Mevlana etkinliği olan ‘Düğün Gecesi(Şeb-i Arus) etkinliklerini İstanbul’a taşıtmış ve konuşmasını 17 Aralık 2013’te orada yapmıştır. Buna, tarih benliği değil, Tayip benliği denir. Bu benlik ülkeyi abat değil berbat ediyor ve makarnacılar hala bu Tayip’e oy veriyorlar.

Mevlana’yı tanımlayanlar: Mevlana’nın; Sultan Veled ve Peygamberimiz gibi; en karmaşık ve en derin anlamları anlaşılır basit dille sunma sanatına sahip olmanın yanında, bir olguya basit örneklerle en derin anlamlar verme sırrına sahip olduğu söylenir.

İnsanların tercihini kimse ilgilendirmez, fakat insanlarımız nedense Mevlana ile Şems de böyleymiş" demekten kendilerini alamazlar, onların Allah aşkını barındıran, hoşgörülü ilişkilerini akla getirmezler ve de "Yaradılanı severiz yaradan dan ötürü" diyebilen Mevlana’ya kara çalarlar.

Mevlana ve dostları arasında gizemli, gizemli olduğu kadar kuşkulu yalnız ilişkiler vardır. Örneğin Mevlana’nın yaşamıyla ilgili şöyle bir tarihi not düşülmüş: Mevlana’nın seçkin müritlerinden Selahaddin Zerkub’un hücresine (medresedeki odası) gittiler ve halvet (iki kişilik kesin bir yalnızlık) oldular. Bu halvet süresi hayli uzun oldu ki kaynaklar 40 gün ile 6 aydan söz eder. Süre ne olursa olsun, Mevlana’nın yaşamında bu sırada büyük bir değişme oldu ve yepyeni bir kişilik, yepyeni bir görünüm ortaya çıktı. Mevlana artık vaazlarını, derslerini, görevlerini, zorunluluklarını, kısaca her davranışı, her eylemi terk etmişti. Her gün okuduğu kitapları bir yana bırakmış, dostlarını, müritlerini aramaz olmuştu. Konya'nın hemen her kesiminde, bu yeni duruma karşı bir itiraz, bir isyan havası esiyordu. Kimdi bu gelen derviş? Ne istiyordu? Mevlana ile hayranları arasına nasıl girmiş, ona bütün görevlerini nasıl unutturmuştu. Şikayetler, ayıplamalar o dereceye vardı ki, bazıları Tebrizli Şems'i ölümle bile tehtit ettiler. Olaylar böyle üzücü bir görünüm kazanınca, bir gün canı çok sıkılan Tebrizli Şems, Mevlana’ya Kur’an’dan bir ayet okudu. Ayet,İşte bu, sen ile ben'in arasındaki ayrılıktır. (Kehf suresi , 78. ayet) anlamına geliyordu. Bu ayrılık gerçekleşti ve Tebrizli Şems bir gece habersizce Konya'yı terk etti. (1245). Tebrizli Şems'in gidişinden son derece etkilenen Mevlana kimseyi görmek istememiş, kimseyi kabul etmemiş, yemeden içmeden kesilmiş, sema meclislerinden, dost toplantılarından büsbütün ayağını çekmişti. Özlem ve aşk dolu gazeller söylüyor, gidebileceği her yere gönderdiği ulaklar aracılığıyla Tebrizli Şems'i aratıyordu. Müritlerin bazıları pişmanlık duyup Mevlana’dan özür dilerken, bazıları da Tebrizli Şems'e büsbütün kızıp kinlenmekteydiler. Sonunda onun Şam'da olduğu öğrenildi. Sultan Veled ve yirmi kadar arkadaşı Tebrizli Şems'i alıp getirmek üzere acele Şam'a gittiler. Mevlânâ'nın geri dönmesi için yanıp yakardığı gazelleri ona sundular. Tebrizli Şems, Sultan Veled'in(Mevlana’nın oğlu) ricalarını kırmadı. Konya'ya dönünce kısa süreli bir barış yaşandı; aleyhinde olanlar gelip özür dilediler. Ama Mevlana ile Tebrizli Şems gene eski düzenlerini sürdürdüler. Ancak bu durum pek fazla uzun sürmedi. Dervişler, Mevlana 'yı Tebrizli Şems'ten uzak tutmaya çalışıyorlardı. Halk da Mevlana’ya Tebrizli Şems geldikten sonra ders ve vaaz vermeyi bıraktığı, sema ve raksa başladığı, fıkıh bilginlerine özgü kıyafetini değiştirip Hint alacası renginde bir hırka ve bal rengi bir külah giydiği için kızıyordu.

Tebrizli Şems'e karşı birleşenler arasında bu kez Mevlana’nın ikinci oğlu Alaeddin Çelebi 'de vardı.

Sonunda sabrı tükenen Tebrizli Şems "bu sefer öyle bir gideceğim ki, nerde olduğumu kimse bilmeyecek" deyip, 1247 yılında bir gün ortadan kayboldu (ama Eflaki, onun kaybolmadığını, aralarında Mevlânâ'nın oğlu Alaeddin'in de bulunduğu bir grup tarafından öldürüldüğünü ileri sürer).

Sultan Veled'in deyişine göre Mevlana adeta deliye dönmüştü; ama sonunda onun gene geleceğinden umudunu keserek yeniden derslerine ve eski duruma döner.

Hz. Mevlana ve Şems tarafından paylaşılan yalnızlıklarında içinde bulundukları tasavvuf yolunda mânevî hallere dalması sebebiyle kendisini ve çevresinde olanları unutmaları( istiğrak) endişe ve kuşkular yaratmıştır. Bu dönemde Mevlana, Şems-i Tebrizi ile kendi benliğini özdeşleştirme deneyimini yaşıyordu (bu, bazı gazellerin taç beyitinde kendi adını kullanması gerekirken, Şems'in adını kullanmasından da anlaşılmaktadır).

Aynı zamanda Mevlana kendine en yakın hemhal olarak (aynı hali paylaşan dost) Selahattin Zerküb'u seçmişti. Şems'in yokluk acısını onunla özdeşleştirdiği Selahattin Zerküb ile gideriyordu. Selahattin, erdemli ama okuması yazması olmayan bir kuyumcuydu. Aradan geçen kısa bir zaman içerisinde müritler de Şems yerine Selahattin'i hedef edindiler. Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar. Selahattin'in kızı "Fatma Hatun" ile Sultan Veled evlendirildi.

Mevlana ile Selahattin on yıl süreyle bir arada bulundular. Selahattin'i öldürme girişimleri oldu ve bir gün Selahattin'in Mevlana’dan "bu vücut zindanından kurtulmak için izin istediği" rivâyeti yayıldı; üç gün sonra da Selahattin öldü (Aralık 1258). Selahattin cenazesinin ağlayarak değil, neyler ve kudümler çalınarak, sevinç ve şevk içinde kaldırılmasını vasiyet etmişti.

Selahattin'in ölümünden sonra, yerini Hüsamettin Çelebi aldı. Beraberlikleri Mevlana’nın ölümüne kadar on yıl sürdü.

İnsanların tercihini kimse ilgilendirmez , fakat insanlarımız nedense Mevlana ile Şems de, Selaattin Zerkub de, Hüsamettin Çelebi de böyleymiş" demekten kendilerini alamazlar, onların Allah aşkını barındıran, hoşgörülü ilişkilerini, benliklerin özdeşleştirme içinde olduklarını akla getirmezler ve de "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü" diyebilen Mevlana’ya kara çalarlar.

Konya güzel kent. Güzelliği alabildiğine sonsuzluk izlenimi veren gizemli ovasından çok, Mevlana kültürünün harmanlandığı Osmanlı ve Selçuklu kültür yapıtlarından ve de doğasından alıyor.

Sağ düşünselliğini egemenliği bu 2 kültür egemenliğinden geliyor, fakat en fazla içki tüketilen bir kent. Bunu içkinin Anadoluya dağıtım merkezi olmasına bağlayanlar yanlış söylüyorlar. Yobaz Osmanlı kültüründen çok Osmanlı Selçuklu Mevlanalığından geliyor…

17 Ekim 2013 günü saat 11.40’ta Konya Meram’a inmiştik Hızlı Tren’den. Saat 11:50; yavaş-yavaş Meram’dan, Mevlana’ya yürüyoruz, gezine-gezine. Anıt caddesinden Atatürk Anıtına geldik. Ziraat Abidesiyle iç içe: 1915-29 Ekim 1926 yılları arasında tamamlanan ve Viyana /Avusturya’da Heinrich Krıppel tarafından yapılan Anıt; 6.50m yüksekliğinde mermer kaide ve 2.80m yüksekliğinde bronz Atatürk figüründen oluşmaktadır. Belediye Başkanı Kazim Gürel öncülüğünde gerçekleştirilmiş. Bilindiği gibi, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ümüzün ikinci heykeli; bilindiği gibi ilk heykeli İstanbul Sarayburnu’nda Gülhane Parkına konuşlandırılmıştı.

Bir öyküsü var Ziraat Abidesinin: “Mimar Merhum Muzaffer Bey Konya’nın bir ziraat memleketi olması nedeniyle bunu sembolize eden kağnı, buğday, başak demetleri ve birkaç köylü bulunan abide kompozisyonu hazırlayıp istasyon yolu üzerine inşa ettirmeyi planlamıştır. Planının devrin resmi makamlarına sunar. Plan ve teklif beğenilir. Derhal inşasına geçilir(1915). Bir hayli de inşası ilerler. Fakat birinci cihan savaşı patlak verince bazı maddi ve manevi nedenlerle inşa durdurulur. Üzeri kalın saçlarla örtülerek muhafazası sağlanır. Yıl 1924 Belediye Meclisi yarım kalan abidenin tamamlanması ve üzerine de Atatürk'ün heykelinin dikilmesine karar verir. Heykel Heinrich Krippel'e sipariş edilmiştir.”

1889 doğumlu Meram Konya Lisesi, Samsun 19 Mayıs Lisesi mimarisinde yapılmış. Konya Lisesi’nin bu tarihi yapısı korunmuş, fakat Samsun 19 Mayıs Lisesi’nin korunmaması ve o tarihi Samsun 19 Mayıs Lisesi Atatürk Anadolu Lisesi olması beni üzdü.

Saat 12.10 Atatürk Evi Kültür Müzesi’ndeyiz.. Atatürk caddesi ve Konya’nın merkezindeki Zafer Meydanı’nda bulunan ve1912 yılında inşa edilen iki katlı tarihi bina; kesme, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. 1940 yılından 1963 yılına kadar vali konağı olarak kullanılmış.

19 temmuz 1928’de Konyalıların Atatürk’e olan şükranının bir ifadesi olarak kendi adına tescil edilmiş ve tapuya da "Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Konyalıların hediyesidir." Yazılmış olan bu bina, 17 aralık 1964 yılında “Atatürk Evi Kültür Müzesi” adıyla ziyarete açılmış.

Atatürk Müzesi, Atatürk'ün doğumunun 100.yılında İl Kutlama Komitesi Başkanlığı'nın talepleri üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce restore edilerek, sergileme ve düzenlemesi de yeniden yapılmış ve 17 Nisan 1982 tarihinde "Atatürk Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Müzenin düzenlenmesinde, yapının ev olarak kullanılma özelliği göz önünde tutulmuş olup, bu nedenle mimari özelliğini bozacak bir değişikliğe gidilmemiştir.

Müzede Kurtuluş Savaşı'nda Konya ve Konyalının yeri belge ve fotoğraflarla anlatılmaya çalışılmıştır. Müzenin alt ve üst salonlarındaki sergilemede pano ve vitrinle bütünlük sağlanmaya çalışılmış, zemin katta Cumhuriyet öncesine ait belge ve fotoğraflarla Atatürk'ün Konya ziyaretleri anlatılmıştır.

Panolarda, Atatürk'ün Konya'ya gelişlerini, şehirde yaptığı ziyaretleri, bu evde tuttuğu günlük notları gösteren belgeler, fotoğraflar ve gazete kupürleri sergilenmektedir. Vitrinlerde ise Atatürk'e ait bazı elbiseler ile bu evde kullandığı muhtelif eşyalar teşhir edilmektedir.

Atatürk'ün Konya'ya ilk gelişi 03.08.1920 tarihine rastlar: Konya ve çevresinde Kuva-i Milliye'ye karşı bazı olumsuz davranışların meydana gelmekte olduğunu öğrenen Atatürk, Konyalılarla görüşmek ve halkı aydınlatmak üzere, 03.08.1920 günü sabah saat 6 da trenle Afyon üzerinden Konya'ya gelmiştir. Yanında Milli Savunma Bakanı Fevzi (Çakmak), Genelkurmay Başkanı Şemseddin, 12. Kolordu Komutanı Fahreddin (Altay) da vardır.

İlk Konya Hadisesi'nde tutuklanmış olanların afları konusunda ısrarlı dilekler yapılmıştı. Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi İkinci Başkanı ve Adliye Bakanı Celaleddin Arif Bey'e bir telgraf göndermiş: “Konya’nın durumunu memnuniyet verici buldum. Halk aydınlatılmış, kötü niyetli kişilerin sözlerine aldananlar, şimdi hatalarını anlamış, doğru yola gelmişlerdir” diyerek, Meclisin bir gün sonraki toplantısında aflarının çıkarılmasını, kendisi Konya’dan ayrılmadan sonucun bildirilmesini istemiştir.

Ertesi, 04.08.1920 günü sabahı hastaneyi ve Liseyi ziyaret eden Atatürk, öğleden sonra Hükümet Alanı’na yerleştirilen kürsüye çakarak binlerce Konyalıya seslenmiştir. Sık sık alkışlarla kesilen Millet, Kuva-i Milliye ile hem fikirdir” diyerek konuşmasını bitirdi.

Atatürk ertesi günü 05.08.1920 sabahı, Çukurovalıların düzenlediği Pozantı Kongresinde bulunmak üzere, Konya'dan ayrıldı.

Bu ziyaretten bir kaç gün sonra da, 10.08.1920 günü, Osmanlı İmparatorluğu "Sevr Anlaşması" nı imzalamasa Atatürk7ün duruşunun ne denli gerekli ve doğru olduğunun göstergesidir.

Atatürk'ün Konya'yı 2. ziyareti – 01/04.04.1922

Büyük Taarruzdan önce, Konya, Milli Mücadelenin bir ikmal merkezi olmuştur. Garp Cephesinin yiyecek, giyim - kuşam, silah, cephane, canlı hayvan gibi her türlü ihtiyacını Konya bölgesinden sağlayarak gönüllü alayları ile birlikte cepheye gönderiyorlardı.

Atatürk bu durumu bir kere de yerinde görmek üzere Garp Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa ile birlikte 01.04.1922 günü Afyon/Çay kasabası üzerinden önce Konya/Ilgın’a gelerek buradaki Süvari Kolordusunu denetlemişler, geçit töreninden sonra Konya'ya hareket etmişlerdi. İsmet Paşa da Akşehir’deki Karargahına dönmüştü.

Akşama doğru Konya'ya gelen Atatürk, halkın arasına karışmış, İstasyondan şehre doğru yürüyerek, sonradan kendisine hediye edilen ve şimdi de Atatürk Müzesi olan Vali Konağına geldiler. Atatürk geceyi bu konakta geçirdi.

Ertesi 02.04.1922 günü; Belediyeyi, Hastaneyi ziyaret eden Atatürk, ordunun nal ihtiyacını karşılayan Konya Nalbant Okulundaki diploma töreninde bir konuşma yaptı. Atatürk, öğleden sonra Mevlana Dergahı’nda çelebi ve dervişlerle görüştü. Mevlana Türbesini ziyaret etti.

Atatürk'ün Konya'yı 3. ziyareti – 24/25.07.1922

Çok gizli tutulan Büyük Taarruz günleri yakındı ve Atatürk, Garp Cephesi Karargahının bulunduğu Akşehir’le ilişkileri arttırmıştı.

Bir ara, 23.07.1922 de yine Akşehir'deydi. Mustafa Kemal Paşa, 27.07.1922 günü, taarruza hazırlanma emrini verdi.

06.08.1922 günü; Batı Cephesi komutanı İsmet (İnönü) Paşa, ordulara gizli olarak "Taarruza Hazırlık" emri verdi.

Aynı gün, Atatürk Ankara'ya gitmek üzere Akşehir'den ayrıldı.

Atatürk'ün Konya'yı 4. ziyareti – 19/24.08.1922

Genelkurmay Karargâhı 13.08.1922 günü Ankara'dan Batı Cephesi'ne hareket etti. Mustafa Kemal Paşa da, 17.08.1922 günü Ankara'dan ayrılarak,Tuzgölü üzerinden otomobille gizlice 19.08.1922 günü Konya'ya geldi.

20.08.1922 günü Konya'dan Akşehir’e hareket etti. Akşehir’de Büyük Taarruz'un 26.08.1922 sabahı yapılmasını kararlaştırdı. 24.08.1922 günü, Şuhut'a geçti.

Atatürk'ün Konya'ya Geliş Ve Ayrılış Tarihleri:

  1. 1) 03.08.1920 - 05.08.1920 -
  2. 2) 01.04.1922 - 04.04.1922 -
  3. 3) 24.07.1922 - 25.07.1922 -
  4. 4) 19.08.1922 - 20.08.1922 -
  5. 5) 20.03.1923 - 23.03.1923 -
  6. 6) 03.01.1925 - 13.01.1925 -
  7. 7) 17.10.1925 - 19.10.1925-
  8. 8) 18.05.1926 - 19.05.1926 -
  9. 9) 18.02.1931 - 01.03.1931 -
  10. 10) 25.01.1933 - 25.01.1933 -
  11. 11) 06.02.1934 - 06.02.1934 -
  12. 12) 07.01.1937 - 07.01.1937 -
  13. 13) 20.11.1937 - 20.11.1937

Saat 13.00’te, Karatay’daki Alaattin Tepesindeyiz.. 450x359 metre boyunda ve 20 metre yüksekliğinde bir Höyük..Tepedeki yerleşim MÖ 3000’lerde Erken Tunç Çağında başlamış. Hitit, Frig, Lidya, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine de ev sahipliği yapmış, günümüz mesire yeri, şimdi Çorbacıoğlu ailesine ev sahipliği yapıyor.

Tepenin Frigler dönemindeki antik adı, eski Yunancada ‘Kaoania’ olarak okunan ‘Kawania’ idi. Önce Hititlere, Hitit Krallığı MÖ 1190’da yıkılınca Friglere, Friglerin ardından Lidyalılara, Lidyalılar MÖ 547’’de Ahamenis İmparatorlğu’na ev sahipliği yaptı ve Kapadokya Satraplığına (eyalet) bağlı bir kent haline geldi. Bu dönemde kentin adını, ses benzerliğinden ötürü Yunancada "tasvir" anlamına gelen "İkonion"a bıraktığı tahmin edilmektedir; şimdiki Konya olsa gerek. 11, yüzyılın sonlarında Anadol Selçuklu Devleti’nin başkenti oldu. 3. Haçlı seferinde, Kutsal Roma Germen İmparatoru Friedrich Barbarossa ele geçirdiysede(1190), Selçuklular tekrar geri aldı. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu ve ardından TC sınırları içerisinde kaldı.

Alaeddin Tepesi’nin en önemli yapıları, tepenin kuzeyindeki; adını Selçuklu sultanı I.Amaeddin Kelkubad’tan alan Alaeddin Cami (1220) ve II.Kılıç Arslan’ın yaptırdığı kümbetleridir. (anıtmezar).

Saat; 13.33’te Mevlana Müzesindeyiz..

Mevlana Müzesi: Önceleri Mevlana’nın dergâhı olan yapı kompleksinde 1926 yılından beri faaliyet gösteren ve ‘Yeşil Kubbe(Kubbe-i Hadra)’ denilen ve de "Mevlana Türbesi" olarak da anılan müzedir. Mevlana Müzesi, denilen türbe dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine Mimar Tebrizli Bedrettin'e yaptırılmıştır. İlginç olan; Bu tarihten sonra inşaî faaliyetler hiç bitmemiş 19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir. Osmanlı sultanlarının bir kısmının Mevlevi tarikatından olması Türbe'ye özel bir önem verilmesini ve iyi korunmasını sağlamış.

Müze alanı 6.500 m² iken, Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi’nden ve Ayasofya’dan sonra en çok ziyaret edilen üçüncü müzedir.

Mevlâna Dergâhı'nın yeri, Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi iken, Sultan Alâeddin Keykubad tarafından Mevlâna'nın babası Sultânü'l-Ulemâ Bâhaeddin Veled'e hediye edildiği savlanır. Sultânü'l-Ulemâ vefat edince türbedeki bugünkü yerine defnedilmiştir. Bu defin gül bahçesine yapılan ilk defindir. Ölümünden sonra kendisini sevenler Mevlâna'ya müracaat ederek babasının mezarının üzerine bir türbe yaptırmak istediklerini söylemişlerse de Mevlâna "Gök kubbeden daha iyi türbe mi olur" diyerek bu isteği reddetmiştir. Fakat kendisi vefat edince Mevlâna'nın oğlu Sultan Veled Mevlâna'nın mezarı üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. Müzenin avlusuna "Dervîşân Kapısı" ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah(müridin dergahta ilk sınav verdiği yer) ve Hürrem Paşa Türbesi'nden sonra, Üçler Mezarlığı'na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim'in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile "Şeb-i Arûs" havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır.

Tilâvet Odası: “Tilâvet Arapça bir kelime olup,Kur'an-ı Kerim'i güzel sesle ve usulüne uygun olarak okuma anlamına gelir. Geçmişte bu oda da Kur'an-ı Kerim okunulduğu için buraya tilâvet odası denmiştir. Halen Hat Dairesi olarak kullanılmaktadır.

Hat Dairesi'nde Mahmud Celaleddin, Mustafa Rakım, Hulusi, Yesarizâde gibi devirlerinin meşhur hattatlarının levhaları yanında, Sultan II. Mahmud'un yazdığı altın kabartma bir levha da yer almaktadır. Gümüş kapı üzerinde teşhir edilmekte olan Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi'nin hattı ile yazılmış olan Molla Cami'ye ait Farsça beyitte şöyle denilmektedir.

Kabetü'l-uşşâk bâşed in mekam (Bu makam aşıkların kâbesi oldu). Her ki nakıs amed incâ şod temam (Buraya noksan gelen tamamlanır). Huzûr-ı Pîr (Türbe): “Türbe salonuna Sokullu Mehmet Paşa'nın oğlu Hasan Paşa'nın 1599 yılında yaptırdığı gümüş kapıdan girilir. Burada bulunan iki vitrin içerisinde Mevlâna'nın meşhur eserlerinden Mesnevi'nin, Divân-ı Kebir'in en eski nüshaları sergilenmektedir. Türbe salonunu üç küçük kubbe örter. Üçüncü kubbeye post kubbesi de denilir ve yeşil kubbeye kuzey yönünden bitişiktir.

Türbe salonu doğuda, güneyde ve kuzeyde yüksekçe bir set ile çevrilir. Kuzeyde iki parça halinde yer alan yüksek setlerde 6 Horasan erinin sandukaları yer almaktadır. Horasan erlerinin hemen ayak ucunda ise İlhanlı Hükümdarı Ebû Said Bahadır Han için yapılmış nisan tası sergilenmektedir.

Yine burada yer alan iki levha, Mevlâna'nın felsefesini ve düşünce sistemini açıklaması açısından mühimdir. 1. levha Türkçedir ve şöyledir;

"Ya olduğun gibi görün
Ya göründüğün gibi ol"(Hz. Mevlâna)
2. levha ise Mevlana'nın Farsça bir rubaisidir. Rubainin Türkçe çevirisi şöyledir;
"Gel, Gel, ne olursan ol, gel!
İster kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol, gel!
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kerre tövbeni bozmuş olsan da yine gel!(Hz. Mevlâna)”

Türbe salonunu doğuda ve güneyde çevreleyen yüksekçe set üzerinde ise Mevlâna ve babası Bahaeddin Veled'in soyundan gelme, 10'u hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar ile, Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimüddin gibi Mevlevîlikte makam sahibi olmuş 10 kişiye ait toplam 65 mezar bulunmaktadır. Hanımlara ait mezarların üzerinde yer alan sandukalara sikke konulmamıştır.

Yeşil kubbenin tam altında Mevlâna'nın ve oğlu Sultan Veled'in mezarları yer almaktadır. Mezarların üzerindeki iki bombeli mermer sandukayı 1565 yılında Kanunî Sultan Süleyman yaptırmıştır. Sandukaların üzerinde yer alan altın sırma tellerle işlenilmiş Pûşîde ise Sultan Abdülhamid II. tarafından 1894 yılında yaptırılmıştır.

Halen Mevlâna'nın babası Bahaeddin Veled'in mezarı üzerinde bulunan ve bazı kişilerin "oğlu gelince babası ayağa kalkmış" dedikleri ahşap sanduka ise, bir Selçuklu şaheseri olup, 1274 yılında Mevlâna için yaptırılmıştır. Kanunî, Mevlana ve oğlu Sultan Veled'in mezarları üzerine 1565 yılında yeni bir mermer sanduka yaptırınca, ahşap sanduka buradan kaldırılmış ve sandukası olmayan Mevlâna'nın babasının mezarının üzerine konulmuştur.”

Semâhâne: “Semâhâne bölümü, mescid bölümü ile birlikte XVI. yüzyılda Kanunî Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Semâhâne'de semâ, 1926 yılında dergâh müze oluncaya kadar devam etmiştir. Semâhâne'de yer alan naat kürsüsü ve müzisyenlerin oturdukları mutrib hücresi ile erkekler ve hanımlara ait mahfiller orijinal halleri ile korunurken, Semâhâne'nin uygun duvarlarında tarihi halılar ve yine vitrinler içerisinde madeni ve ahşap eserlerle Mevlevî musiki aletleri sergilenmektedir.”

Mescid: “Mescide çerağ kapısından girilir. Ayrıca mezarların bulunduğu huzûr- pîr ve semâhâne bölümlerinden de birer küçük kapı ile geçişler vardır. Bu bölümde müezzin mahfili ve mesnevîhân kürsüsü orijinal halleriyle muhafaza edilmektedir.

Mescidin güney duvarı üzerinde çok değerli halı ve ahşap kapı numuneleri sergilenirken, Mescid içerisine serpiştirilen 10 adet vitrinde de çok değerli cilt, hat ve tezhip numuneleri sergilenmektedir.”

Halı Kumaş Bölümü - Derviş Hücreleri: “Mevlâna Dergâhı'nın ön avlusunun batı ve kuzey yönünü çevreleyen, her birinde birer küçük kubbe ve baca bulunan 17 hücre bulunmaktadır. Bu hücreler Padişah III. Murat tarafından 1584 yılında dervişlerin ikameti için yaptırılmıştır.

Bu hücrelerden giriş kapısının sağında kalan dört hücre, halen gişe ve idare binası olarak kullanılmaktadır. Girişin solunda kalan 13 hücrenin baştan iki tanesi postnişîn ve mesnevîhân hücresi olarak, orijinal eşyaları ile teşhir edilmiştir.

En sondaki iki hücre ise değerli kitap koleksiyonlarını müzemize hediye eden Rahmetli Abdülbakî Gölpınarlı ile Dr. Mehmet Önder'in kitaplarına tahsis edilmiştir. Halen kütüphane olarak hizmet vermektedir.

Diğer 9 hücrenin ara duvarları kaldırılarak birbirine bağlı iki büyük koridor elde edilmiştir. Bu koridorlardan birinde ülkemizin Kula, Gördes, Uşak, Kırşehir gibi yörelerine ait tarihi halıları, diğer koridorda ise Konya İli'ne bağlı, Ladik, Karaman, Karapınar, Sille gibi yörelerde dokunmuş tarihi halılar sergilenmektedir.

Bu hücrelerin koridora açılan pencere ve kapı boşluklarına yapılan vitrinlerde ise Mevlevî etnografyasına ait pazarcı maşası, mütteka, nefîr gibi dergâhtan müzeye nakledilen tarihi nitelikteki eşyalarla, müze koleksiyonunda yer alan son derece değerli Bursa kumaşları sergilenmektedir.

Matbah Bölümü: “Matbah müzenin güneybatı köşesinde yer alır. 1584 yılında Sultan III. Murat tarafından yaptırılmıştır. Dergâhın müzeye dönüştürülüğü 1926 yılına kadar yemek ihtiyacı burada karşılanıyordu.

1990 yılında yapılan onarımlardan sonra bu bölümün teşhir ve tanzimi mankenler ile yeniden yapılmıştır. Matbahın asıl işlevi olan yemek pişirme ve somat denilen sofrada yemek yeme adabı mankenlerle anlatılmaya çalışılmıştır. Matbahın diğer işlevlerinden olan Nev-ni-yâz denilen Mevlevî aday adayı saka postu üzerinde otururken, semâ talim çivisi yanında ise semâ dedesinin can tabir edilen Mevlevî derviş adayına semâ talim ettirişi anlatılmaya çalışılmıştır”

Ve dönüş zamanı yaklaştı. Konya’nın yiyecek bağlamında iki şeyi ünlüdür: birincisi; tandırı, ikincisi; etliekmeği, birde Konya gevreği ve galetası….

Önce fırından Konya gevreği ve galetası aldık ve etliekmek için arayışa geçtik. Tandır değil de etliekmek yiyeceğiz, çünkü tandırı sevgili eşim Kadriye Çorbacıoğlu daha leziz yapıyor. Etliekmek anımı anlata-anlata Karatay-Mevlana caddesinde etliekmekçi arıyoruz ve “Deva-2”’yi buluyoruz. Üst kata çıktık, karşıda Selimiye Cami ve Mevlana türbesi tüm görkemiyle duruyor. Hakan Gençoğlu isminde Akşehirli cana yakın bir görevliye ben Bıçakarası, eşim Kadriye Çorbacıoğlu ve kızım Ececan Çorbacıoğlu etli ekmek söylediler. Ayrıca Ankara’ya götürmek için siparişimizi da verdik.

Bıçakarası, bildiğimiz kuşbaşı pide, fakat bunu özellikle özel satır benzeri bıçakla kesiyorlar, bu nedenle bıçakarası deniyor. Etli ekmek bildiğimiz kıymalı pide, fakat leziz mi leziz; hakkını vermemiz gerekiyor.

Yıllar önce (1988) Konya’ya ilk kez gidiyorum, İnşaat mühendisi meslektaşlarım ve yakınlarım Ülkü Can ve Celal Toraman ile. Beni etli ekmek yemeye götürdüler, siparişler verildi bekliyoruz. Etrafımızda insanlar sürekli kıymalı pide yiyorlar. Onları izlerken kendi kendime mırıldanmaya başladım; “Madem Konya’nın etli ekmeği ünlü, bunlar ne diye kıymalı pide yiyorlar”.

Biraz sonra siparişimiz geldi, ben Celal toram ve Ülkü Can’ın tabaklarına bakmadım, kendiminkine baktım kıymalı pide gelmiş garsona hışımla, “Kardeşim ben kıymalı pide söylemedim, etli ekmek söyledim.” Garson anlamsız bir şekilde bakarken, Celal Toraman ve Ülkü Can kahkahayı patlattılar..

Son olarak; fazla da olmasa dikkat çeken Eski Konya evlerini geziyoruz. Bu evler Karatay’da yeni evlerin arasında kalmış ilgi bekleyen çocuk gibi yalnızlar. İçlerinde bazıları çok özgün mimariye sahip, geçmiş yakın Uygarlıkların kültürlerinden harmanlanmış gibiler; altı taş, üstü kerpiç evlerde yazın serin kışın sıcak bir iklimleme mevcut.

Eyvallah Konya, güzelsin ve gizemlisin. tekrar gelebiliriz.

17 Ekim 2013
http://blog.milliyet.com.tr/cennetin-izdusumleri--alanya--manavgat-ve-side/Blog/?BlogNo=458567&ref=fblike
Şevket Çorbacıoğlu
Teknopolitikalar platformu
evesbere@gmail.com
0506 609 00 32

Yorumlar

Konular-Yazılar

18 Mart Çanakkale zaferi2 19 Mayıs17 19 Mayıs çocuklarının Sakarya zaferi1 19 MAYIS TURNUVALARI SAMSUNSPOR1 1977 katliamı5 2 Temmuz 19931 20. yüzyıl ideolojileri metal yorgunu1 2002 seçim1 2018 seçim vaatleri1 2023 Seçim1 21 Temmuz 20041 21.YY KEMDİ İDEOLOJİSİNİ YARATMALI1 22 Ağustos 20101 23 Ekim 20111 23 Nisan12 27 Mayıs devrimi41 27 Nisan1 27 Nisan e-muhtırası10 27-28-29 Temmuz 2021 yangınları5 28 ŞUBAT1 29 Ekim2 3 BÜYÜKLER 4.SEZON KİM ŞAMPİYON?!1 3 büyükler operasyonu1 3 BÜYÜKLER; 3 KÜÇÜKLERE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR MU?1 3 ÇOCUK1 3 fidan1 3 KEZ KALEMİZE GELEBİLEN B.MUNİH 3 GOL ATTI VE DE BURUK’UN TEK HATASI ULUSLARARASI DENEYİMİ OLAN ANGELİYO’YU DEĞİL DE DENEYİMSİZ KAZIM’I OYNATMASIYDI1 3 SEZONDUR SIRAYA KONAN ŞAMPİYONLUKLAR1 3. Havalimanı3 30 Ağustos7 30 Mart seçimleri1 4 MEVSİMİ BOZANLARA ŞİİR1 4+4+411 40 MİLYAR1 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu1 6 GOL1 6 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞUNU EVLENDİRENLER1 65 yaş üstü corona1 696 sayılı KHK1 7.7 DEPREM DEĞİL BU KIYAMET TİR CEHENNEMDİR BUNU SEN YARATTIN ÜLKEYİ İNŞAAT SEKTÖRÜ İLE KALKINDIRACAĞIM DİYEREK1 75 ve 100.Yılında kim şampiyon oldu!!??1 8 Mart Dünya kadınlar günü2 A.O.Ç.2 Abant gezisi1 ABD 6.FİOSUNU KIBLE YAPANLAR VE ABD'Yİ SAVUNANLAR ŞİMDİ ABD DÜŞMANI OLDU AMA ABD'NİN ORTASINDA GÖKDELENİ VAR1 ABD politika1 ABD-TÜRKİYE gerilimi1 Abdulhamit torunu1 Abdulkadir Selvi1 Abdullah Gül3 ABDÜLKADİR SELVİ ABDÜLKADİR SELVİ ABDÜLKADİR SELVİ1 Ad verme töreni1 ADANA BABAMIN İLK GURBETİ1 ADANA DEMİRSPOR DARBESİ1 Adana gezisi1 Adana yangını2 ADANA'NIN YOLLARI TAŞTAN1 ADANA'YA GİDEK Mİ1 ADI DUYULUNCA RAKİPLERİ KORKAN OKAN1 ADI ICARDI SÜREKLİ GOL ATARDI GALATASARAY DURUDURULMAZ GİBİ1 Adnan Kahveci2 Adnan Menderes72 Afad1 Afganlar29 Afrikalı Aydın John Kenyatta1 Agora Meyhanesi1 Ağustos böceği hikayesi1 AHA1 Ahfeş'in keçisi1 AHMET ÇALIK1 Ahmet Davutoğlu56 Ahmet Hakan Coşkun3 Ahmet Özal2 Akil insanlar1 Akkuyu nükleer santral13 AKP1 AKP ilkesi1 AKP YANLIŞ ADAY GÖSTERDİ1 akp'LİLER EFSUNLU MU1 Akrabalarım-dostlarım1 alamet-i farika nedir?1 Alanya1 Alev Alatlı1 Ali Ağaoğlu1 Ali Semerkandî1 Allah ile aldatmak2 Allahını seven üzerime toprak atsın1 Almanya1 ALT LİGİN EN ALTINDAKİNE ELENEN ASLAN GALATASARAY1 Altın direnişi1 ALTINBOYNUZ'U BOYNUZLAMIŞLAR1 Altınova gezisi4 ALTIPARMAK1 ama kim?!1 Amentü1 Amiraller2 Anacığım1 Anarşist olmak3 Anarşist olmamak1 Anasına babasına bakmaz ite bakar1 Anayasa1 Anayasa değişikliği1 ANAYASA İNAŞSINDA MÜHENDİS VE MİMAR YANINDA DÜZ İŞÇİ VE KALİFİYE USTA DA GEREKLİ1 Anayasa Tarihi1 Anıtkabir1 Ankara17 Ankara beton cangılı2 Ankara bilim kurgu kenti1 Ankara derelerin ıslahı10 Ankara dolmuş sorunu1 Ankara Manifestosu1 Ankara Papazın Bağı1 Ankara saldırısı2 Ankara su sorunu1 Ankara trafik sorunu1 Ankara-Ulus1 Ankaralılık1 Ankaranın en uzun sokağı1 Anneler33 Anneler günü11 Annem62 Anonim şirket1 Anzak askerlerine atfen1 aptallık vergisi1 araba modern silah1 Arabayı at gibi sürmek1 Araf Suresi’nin 7/1791 Araplar2 Archimets2 ARDA TURAN1 ArdaTuran1 Arhavi65 Arhavi köyleri1 Arhavi projelerim1 ARHAVİ VE DÜNYA1 Arhavi ve Laz gerçeği1 Arhavide sel3 Arhavili lazlar1 Arhavispor1 ARHAVİSPOR ŞAMPİYONLUĞU HAK ETTİ2 Arhaviye aşık eden kişiler1 Arhavli olmak1 Arşiment2 Artvin3 Artvin berta köprüsü1 Artvin Kalkınma ve Eğitim Vakfı15 Artvin kurtuluş1 Artvin Tanıtım Günleri3 Artvin-Arhavi sorunları1 Artvin-Cerattepe10 Asal sayı3 ASELSAN9 ASLAN KARTAL'IN KANATLARINI1 ASLI BAYKAL HAKLI MI? ATAÇ BAYKAL1 ASLI BAYKAL SİYASET OYUNLARINA GELMEMELİ1 ASLI BAYKAL'IN CHP'DEN İSTİFASINI NASIL OKUMALI1 Astroloji4 Aşı mitingi1 Atasözleri2 Atatürk42 ATATÜRK ARMASI1 ATATÜRK DEVRİMLERİNİ ANLATIRKEN ATATÜRK'Ü ANMAMAK1 Atatürk evrensel değerleri2 Atatürk Havalimanı7 Atatürk İnkılapları1 Atatürk Orman Çiftliği1 Atatürk ve Cumhuriyet1 Atatürk'ün "Evrensel Kurtuluş Felsefesi"ni yok sayamazsınız!!!2 Atatürk'ün veciz duruşu karşısındaki aciz duruşlar1 Atın sırtından attığı1 Atilla Kart6 Atilla Taş1 Atma Rcep1 Atmosfer kirliliği2 AVCI FIRTIN VAR DEDİ FIRTINAYA YAKALANDI1 Avrupa başarısı1 Avrupa durduramıyor GS yi çünkü TFF ve MHK'leri yok1 AVRUPA KUPALARİNDA EN ÇOK PUAN TOPLAYAN 10 TÜRK TAKIMI ARASINDA 34 PUANLA 6.OLAN ATATÜRK ARMALI VE DE BALKAN ŞAMPİYONU SAMSUNSPOR'UN YAKASINDA NEDEN AY YILDIZ YOK!!!???1 Avrupa parlamentosu10 Avukatlar günü1 Avusturya1 Ayağı kesik güvercin1 Ayasofya25 Ayazmend gezisi1 Aydın Muratoğlu1 Aydınlar dilekçesi2 Ayet-el Kürsi1 Ayetlere tersine mühendislik1 Ayır1 Ayni hakemin Galatasaray'ı da katletmesi1 Ayşe Kulin1 Ayşen Gruda1 Ayvalık1 Aziz Nesin32 Aziz Sancar1 Aziz Yıldırım93 Baba Vanga kehanetleri1 Babaannem2 Babalar günü1 Babam2 Bacasız Endüstri1 Bakara makara1 Balat1 BALKON TARIMI1 Balyoz57 Bana yapılanlar1 Barajlar genel bilgi1 BARCELONA GALATASARAY1 BARCELONA VE GALATASARAY1 Basımevi1 Basın metni1 Baş ağrısı1 Başakşehir1 Başarısızlıklardan öğrenme1 Başçavuş sokak16 Başı yerden kalkmayan insanlar1 Başıbozuk paşası1 BAŞKAN YÜKSEL YILDIRIM1 Başkanlık sistemi71 Başkent amblem1 BAŞKOMUTAN1 BATAN FUTBOLUN MALLARI BURADA GEL SEN DE AL1 Batı Anadolu Fay Hattı1 Batıkent4 Batıkent Botanik Bahçesi2 BATIKENT: "BOTANİK KENT" OLABİLİRDİ1 Batılılar-Afrika1 BAZEN DE YILDIZLARININ OYUNUYLA…1 Bedri Baykam2 Beka sorunu2 Ben ne yaptım?1 BEN SÖYLEYİNCE DARBE SEN SÖYLEYİNCE DEMOKRASİ1 BENCE MESSİ MARADONA DAN DAHA BAŞARILI1 Benim haykırışım14 Beraber yürüdük biz bu yollarda1 Beritan aşireti5 Berkin Elvan9 Beşar Esat21 Beşiktaş10 Beyazıt Öztürk1 Beyin kanaması1 Biat kültürü-Aleaddin Şenel1 Bilgi paylaşımı3 Binali Yıldırım1 Bir çift kadın memesi4 BİR GOMİS YETER Mİ? GALATASARAY SALT GOMİS İLE OLMAZ GALATASARAY DA KATILMALI GOLLERE...1 Bir Lale Orta düştü futbolumuzun ortasına1 BİRİNCİ KANAL İSTANBUL RİSKLERİ1 Biz bu boku niye yedik?1 BJK2 Blog yazma işi1 Bloglara yorumlarım1 BOEY FAYDASIZ DİYENLERE KAPAK OLSUN1 Bor1 Boyun ağrısı1 Bozkurt sel felaketi1 Böl-yönet1 Bölünmüş yol15 Bu görüntü siyasi rantın seçim versiyonu..1 BU MAÇ BUNU GÖSTERDİ!!1 BU ÜLKENİN EZENLERİ VE EZİLENLERİ..1 Bulaşıcı hastalıklar2 Burak Elmas2 Burçak Çubukçu2 Burçlar6 Bursaspor1 Bülent Arınç43 Bülent Ecevit46 Büyü ve sihir1 Büyükada7 Can Dündar22 Cansel Malatyalı1 CEHENNEMLERDE YANASIN..1 Celal Şengör1 Cem Uzan1 CEMAAT1 CENNET ÜLKE'Mİ CEHENNEME ÇEVİRENLER1 Cennetin izdüşümü1 Cerablus4 Cerattepe mücadelesi24 CESARET1 Cesur Yeni Dünya1 Ceviz ağacı3 Che Guevara5 CHP66 CHP mitingler1 CHP neden suskun1 CHP olağan kurultayı1 CHP ÖZELEŞTİRİSİ ÜVEY ELEŞTİRİ VE KARALAMA ASLA DEĞİLDİR1 CHP ÖZELEŞTİRİSİ YIKICI DEĞİL YAPICIDIR1 CHP'yi bitirme süreci1 CHP'yi yazmak1 CIA ajanı1 Confidential3 Corona günleri1 Corona virüs11 Covid delta varyantı1 Covid savları13 Covid-19 Delta1 Covid-19 için öneriler2 COVİD-19 TÜCCARLARI1 COVİD-19 VE FUTBOL1 Covid-19 Virüs6 Cumhur ittifakı8 Cumhuriyet Bayramı1 Cumhuriyet gazetesi2 Cumhuriyetimizin 501 CUMHURİYETİMİZİN YÜZÜNCÜ YILINDA GALATASARAT ŞAMPİYON1 Cumhuriyetin ilanı1 Cyborg3 Çağcıl kent nasıl olmalıdır?1 Çalışan gazeteciler günü1 Çanakkale şehitleri1 Çay1 Çay nasıl demlenir1 Çay neden önemli1 Çaykur Rizespor1 ÇED54 Çevre duyarlılığı1 Çevre temizliği1 Çeyrek akıl Eyüp1 Çığlık1 Çığlıklarım2 Çılgın projeler6 Çocuk Milletvekili1 Çocukları kör karanlıkta okula göndertmek neyin eğitimi?! İçimizdeki 4 mevsimi bozduğumuz noktada kendimizin ve kentimizin de iklimini bozduk!1 çok derin futbol1 Çukur dizisi1 Çukur ormanı1 ÇÜRÜK BİNALAR DEĞİL ÇÜRÜK YAPI YAPANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ..DEPREM MANİFESTOSU1 çürük binaları değil çürük binaları yapanları güçlendiriyoruz..1 D&R1 Dadybra1 Dani Rodrik3 Darbe3 Darbe hazırlıkları1 Darbe kurgucusu Hande Fırat1 Darbe kurgusu1 Darbe Mısır1 Davranışsal ekonomi1 DED1 Demokrasi3 Demokrasi manifestosu1 Demokratik açılım1 Demokratik devlet1 Deneme yanılma1 Deniz Baykal31 Deniz feneri16 Deniz Gezmiş16 Deniz Som1 Deprem17 DEPREM ALANINA SEÇİM KÜRSÜSÜ1 Deprem manifestosu9 Deprem manifestosu önemi1 Deprem önlemleri1 Deprem programında ne demeli? Çok yaşa padişahım1 DEPREM TARTIŞMALARINDA KANAL İSTANBUL1 DEPREM TOPLANMA ALANI DOLAR TOPLAMA ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ1 Deprem vergileri nerede harcandı?1 DEPREMİ DEPREMLERDE TARTIŞANLAR1 Depremi unutmama ve doğal afet günü1 DEPREMİN DEPİVERMESİNİ RANTA DÖNÜŞTÜRENLER1 Depremleri sadece depremlerde değil sürekli gündemde tut1 DERE TAŞKINLARI1 Ders notlarım1 Dever nedir?11 Dever olgusu2 Devlet bahçeli1 Devlet Bahçeli bile mahir ünal'in densizliğine çıldırdı1 Devlet ihale yasası2 Devlet yönetimi12 Devleti batırma projesi1 DİE1 Dikey yapılaşma6 Diktatör nasıl olunur?1 Dilipak2 DİN VE IRK SENTEZİ..1 Dinler ve dinleyenler1 DİPLOMA ÇADIR 350 BİN KONUT VE MUHARREM İNCE İNTİHARI1 Diyanet34 Dizayn42 Diziler1 DNS amacı nedir?1 DOĞA GÜCÜ YAPAY İNSAN GÜCÜ1 Doğa konseyi1 DOĞA VE DOĞAN1 DOĞA VE DOLAR1 Doğal afet29 Doğal Hayatı Koruma Vakfı1 Doğal yalan-doğalgaz gazı vermek1 Doğanın dengesi1 Doğanın yok oluşu1 DOĞAYA VE DOĞANA SAYGI1 Doğu Anadolu Fay Hattı1 Doğu Karadeniz Gerçeklerin 27 yıl önceki Gez Gör Yaz öyküsü1 Doğu Perinçek2 Dokunan yanar1 Dolar yeşili1 Domuz gribi2 Dostlar buluşmalar1 Doyum döner1 DÖNEKLİK İLE UZLAŞIYI KARIŞTIRMAMAK GEREK1 Dönüş vanası1 DÖNÜŞLERİN DE ASALETİ VARDIR BUNU BOZMAK DÖNEKLİKTİR VE 2002 SONRASI KURUMSALLAŞMIŞTIR1 Dövize endeksli hesap DEH1 Dries Mertens1 Dua1 Duvara konuşmak1 Duygu Asena1 DÜĞÜN2 DÜNYA DEVİ VE DÜNYA MARKASI KARŞI KARŞIYA1 DÜNYA FUTBOLU PETROL BARONLARININ VE OLIGARKLARIN ELİNDE1 Dünyanın merkezi İstanbul1 DÜŞÜNCE DEĞİŞİKLİĞİNDEKİ KESKİN VIRAJ KİMLİKLERİ UÇURUMA SAVURUR1 Düşünenler-peşinden koşanlar1 Düzce10 Düzce su felaketi1 Düzensiz göç1 E-ret1 ECECAN-BURAK2 ECEVİT DEPREM BÖLGESİNE GİTMEMİŞ..CEVİZOĞLU'NUN KIRDIĞI CEVİZ BİNİ AŞTI..DEPREM BÖLGESİNE GİTMEDEN GEÇECEKLERİ GÜZERGAHLARI ASFALTLATANLAR..1 EGOSANTRİK TERİM VE OYUNCULAR1 Eğitim sistemi8 Ekonomik kriz kitabı1 Ekrem İmamoğlu35 Ekrem İmamoğlu yasağını nasıl okumak gerek1 Ekrem İmamoğlu'na önerim2 EKREM İMAMOĞLU'NUN EKMEĞİNE OY SÜRDÜ1 Elazığ depremi1 ELEKTRİĞE %5 ZAM POSTMODERN BİR TEKAFİL-İ MİLLİYE'DİR1 Elektrik kayıp-kaçak oranı3 elektronik genel kurul1 Ellerde ağrı1 Elmadan değirmenlerim1 Emre Belözoğlu39 EN GÜZEL HEDİYE HEDİYE ALMAKTIR..1 ENERJİ ALANLARI2 Enerji yatırımları yeterli enerji üretir projeleri midir?1 ENFLASYON1 Engin Arık1 Entegre havza yönetim planları1 ERBAKAN1 ERBAKAN EV HAPSİNE ÇARPTIRILDI!!1 ERBAKAN VE ERDOĞAN 28 ŞUBAT'IN NERESİNDE İDİ ŞİMDİ NEREDELER!?..28 ŞUBAT DAVALARIYLA SÖZDE ERBAKAN'IN İTİBARI KURTARILACAKTI..1 Erdal İnönü15 Erdem Gül4 ERDOĞAN2 Erdoğan mı Bay Kemal mı1 Ergenekon64 Ergenekon başlangıç noktası1 ERKAN BAŞ KAZAK GİYEMEZ1 Erman Toroğlu73 ERMAN TOROĞLU SAHTEKAR VURGUSU1 Ermeni meselesi4 Ertuğrul Günay16 Ertuğrul Özkök2 Esin kaynağı1 Eşek1 Evlilik töreni1 Evrensel Atatürk ve felsefesi3 Evrensel birleştirici kimlik1 Evrensel değerler42 Evrensel kimlik1 Evrensel kurtuluş felsefesi47 Eymir gölü5 Fadıl Akgündüz2 Faiz caiz mi?1 Fal1 Falcılık1 Farkındalık1 Fas1 Fatih Altaylı1 Fatih Terim4 FATİH TERİM1 Fatih'in tablosunu saraydan kaçırma1 Fatma Betül Sayan Kaya1 Faydasız1 Fecr1 FEM1 Fen liseleri1 Fenerbahçe15 FENERBAHÇE NEREYE KOŞTURULUYORLAR?1 FENERBAHÇE VE LALE ORTA ORTASI1 FENERBAHÇE'NİN HAYALİ YILDIZ AVCILIĞI1 Fenike gezisi1 Ferguson1 Fethi Sekin1 FETÖ eylemleri3 Fetö tehditleri1 Fetullah Gülen64 Fetullah Gülen savaşı1 Fetullah Gülen terör örgütü1 FIFA SIRALASI SONUNCUSU FAROE ADALARI VE ULUSAL TAKIMIMIZ1 Fırsat maliyeti2 Fidel Castro3 FİKRET ÇORBACIOĞLU1 Fikri Sağlar2 FİLENİN SULTANLARINA KAFİR DE! VAKIF TECAVÜZLERİNE SES ÇIKARMA1 First Lady Bettina Wulff1 Fitch3 FİYAT BELİRLEMELERİ1 Foreign Policy dergisi1 Fransa1 FRANSIZ KALMAMAK İÇİN "BİR LİSAN BİR İNSAN"1 Fransızca öğrenme kolaylığı1 Fransızca ve İspanyolca öğrenelim hep beraber..1 Fredrik Midtsjö1 Fuat Avni9 FUAT ÇAPA'NIN ÇABASINA ALKIŞ1 FUTBOL1 FUTBOL BU; BAZAN TAKIM OYUNUYLA KAZANDIRIR1 FUTBOL FUTBOL OLMAKTAN VE ÇİLEDEN ÇIKTI1 Futbol simsarları2 FUTBOL YATAĞINA DOLAN İNSANAT ARTIKLARI FUTBOLU KİRLETİYOR1 FUTBOLDA OLİGARŞİ1 FUTBOLUN YENİ EFENDİLERİ SAMSUNSPOR'UN AMBLEMİNDEN RAHATSIZ1 GALATASAR VE ZANİOLO VE İLKLERİN TAKIMI OLDUĞUNUN KANITI YENİLMEZLİK REKOR1 GALATASARAIN SAHA İÇİNDEKİ OYUNU SAHA DIŞINDAKİ OYUNLA ENGELLENİYOR1 Galatasaray364 GALATASARAY BARCELONA AŞKIN KARTAL'I YENDİ1 GALATASARAY BAŞARILI FUTBOLUYLA VEDA EDEREK UEFA AVRUPA LİGİ'NE HAREKET ETTİ1 GALATASARAY BAŞKAN ADAYI1 GALATASARAY BU SAATTEN SONRA DURDURULAMAZ1 GALATASARAY DURDURULAMIYOR FAKAAAAT....1 GALATASARAY DURMUYOR..SACHA BOEY GOL DA ATMAYA BAŞLADI1 GALATASARAY EFORUNU BAYERN MAÇINDA BIRAKMIŞ HATAY'A GETİREMEDİ1 GALATASARAY GÜMRÜĞE TAKILDI BİRİLERİNİ GEÇEMEDİĞİ İÇİN1 Galatasaray Güneş'i kararttı1 Galatasaray hakeme karşın Trabzonspor'u Icardi ile yendi1 GALATASARAY HATA MAÇINDA HATA YAPMADI FAKAT ALİ KOÇ HATA ÜSTÜNE HATA YAPIYOR1 GALATASARAY İNİŞE GEÇER DİYENLERİ UMUTSUZLUĞA İTTİ..1 GALATASARAY KORKUSU1 GALATASARAY KUPADA DA LİG'DE DE GOMİS İLE VAR!! İYİ DEĞİLKEN DE KAZANIRSAN ŞAMPİYON OLURSUN!1 GALATASARAY LAZİO1 GALATASARAY MARSİLYA'DA TESLİM OLMADI1 GALATASARAY OPERASYONU DEĞİL FUTBOLU SEVER1 GALATASARAY PALABİYİK PALASI İLE DOĞRANDI1 GALATASARAY ŞAMPİYONLUK ŞARKILARINI SÖYLETMEYE BAŞLADI1 Galatasaray UEFA Şampiyonlar Ligine koşuyor1 Galatasaray ve Lale Orta1 GALATASARAY YENİ YILA LİDER GİRDİ1 GALATASARAY'DA OKAN BURUK1 GALATASARAY'DAN HAYLİ KORKUYORLAR1 GALATASARAY'I DURDURAMIYORLAR1 Galatasaray'ı eleştirmesi sevgisinin isyanı idi..1 GALATASARAY'I İHRAÇ EDİN BU KADAR YORMAYIN KENDİNİZİ1 GALATASARAY'I NE HAKEMLER NE DE DİREKLER DURDURABİLİYOR1 GALATASARAY’IN 2-0'DAN GERİ DÖNÜŞÜ GRUPTAN ÇIKACAĞININ İŞARETİ1 GALATASARAY'IN AVRUPA HAFIZASI BAŞARI GETİRİYOR DA BUNU AVRUPA HAZMEDEMİYOR GİBİ1 Galatasaray'in Okan sesleri1 GALATASARAYIN CORONA VİRÜSÜ İLE UĞRAŞMASI VE FUTBOL VİRÜSÜ1 Gandhi Kemal1 GDO2 Geleneksel tıraş1 GENÇLERBİRLİĞ VE KONYASPOR1 genel kurul1 Geniş aile1 Geniş aile bireylerim2 George Bernard Shaw1 GES1 Getto55 Gez-gör-yaz15 GEZDİM GÖRDÜM YAZDIM5 Gezegenimizi hangisi ele geçirir?1 GEZERİM GÖRÜRÜM YAZARIM1 Gezi eylemcileri6 Gezi parkı halk hareketi62 Gezi şifresi1 Gezilerimiz2 Gırgır dergi2 GOMİS VE DİĞERLERİ1 GOMİS VE GALATASARAY ADANA DEMİRSPOR1 Göçmen politikası1 Gökçeada7 GÖKHAN ZAN VE ÜNAL KARAMAN'IN SİYASETE TRANSFERLERİ1 GÖRSEL KİRLİLİK1 Gösteri namazı1 Graham Fuller1 Greenpeace5 Greenwich2 Gtech2 Guggenheim Etkisi1 Guus Hiddink2 Güldüşümlerim7 Güldüşün çorbası9 Günaydın1 Gündemlerin efendisi30 Güngör Uras3 Gürsel Tekin15 Gürültü kirliliği29 HABİTLARA SAYGI1 Hagi92 Haiti depremi1 HAK EMEN HAKEM ÖRGÜTÜ TFF1 hak emen hakemler1 Hak emenler iş başında..1 Hakan Şükür1 HAKEMLERİ KORUYACAKLAR YA BU SEFER TOPU YAYINCI KURULUŞA ATTILAR1 Haliçte yaşayan simonlar1 Halifelik5 Hamza Yiğit Akman1 Hanefi Avcı4 Harem1 Harf devrimi4 Haris Seferovic1 Hasan Cemal1 Hasan Sıtkı Özkazanç1 Hava kirliliği7 Haydarpaşa Manhattan1 Haydarpaşa tren garı2 Haymana Kaplıcası1 Hayrünnisa Gül1 Hedef 2023 sloganı1 HER BAŞARISIZLIK SONRASININ RUTİN KAOS TEKRARLARI1 HES3 HES izin1 Hes-savar doğa projeleri2 HESLER21 HESLER SALDIRGANLARI BESLER1 Hıncal Uluç33 Hıncal Uluç da ışıklara yol aldı1 Hızlı tren kazası5 Hicr1 Hidrolik enerji4 Higgs bozonu1 HİJYEN ERDOGAN VE PANDEMİ1 Hilafet2 HİLAFET MI DEDİN!? HADE BE ORADAN!!!1 Hint varyantı1 Hitit güneşi5 Hitler Almanyası6 Hollanda4 Hopa fekaleti1 HOŞGÖRÜ EVRENSEL BARIŞIN KATALİZORUDUR1 HOŞGÖRÜ VE İNSAN OLMANIN ERDEMİ1 HURDA ÇELİK HURDA EV1 Hülle nedir?1 Hülya Koçyiğit6 Hürrem1 HÜSEYİN EROĞLU HÜSEYİN KALPAR BAŞARISINI YAKALAR MI?1 Hüseyin İnan11 Hüseyin Sağ1 Icardı1 ICARDI2 ICARDI BU ELBET YIKARDI1 ICARDI MUSLERA BARDAKÇI TORERİA NELSON KEREM YUNUS OLIVERA VE OKAN BURUK VE DE DURSUN ÖZBEK YÖNETİMİ1 ICARDI YIKARDI VE DE YIKTI...GALATASARAY SAHADA DEĞİL DE SAHA DIŞINDA BİTİRMEYE ÇALIŞILACAK GİBİ1 ICARDİ ASİST KRALI DA OLACAK GİBİ çünkü ADAM ATAMAYINCA ATTIRIYOR!!1 Ilımlı İslam projesi1 IMF1 Irkçılık1 Isınmada tasarruf yöntemi1 Işıklara yolculuk1 IŞİD1 İBO ŞOV VE CELAL KILIÇDAROĞLU1 İbrahim Müteferrika1 İbrahim Özden Kaboğlu1 İbrahim Tatlıses2 iç savaşa hazırlık1 İçerik çalmama uyarısı1 İçerik üreticisi1 İdam1 İdeolojiye endekslemek1 İKİNCİ KANAL İSTANBUL1 İKTİDAR A PLANI DIŞINDA B VE C PLANINI DEKLARE EDERKEN MUHALEFETİN A PLANI BİLE TARTIŞILIR..1 İktisat bilimi2 İlber Ortaylı1 İlhan Selçuk'u aramızdan ayrıldı1 İlk alan çalışmam1 İlk deprem manifestosu1 İlk Tarım Kredi Kooperatifi1 İlker Başbuğ26 İltizam-Mültezim1 İMAM2 İmam-ı Azam1 İmamoğlu yasağı Erdoğan ın minareli süngülü yasağı ile örtüştürmek yanlışlığı1 İMPARATÖR DERKEN1 İmrahor vadisi1 İNCE İNCE GİDİNCE1 İnfaz yetkisi1 İnsana dokun-yüreğine dokun-kalbine dokun1 İnternet1 İnternet nedir?1 İRTİCA1 İslam burjuvazisi1 İslam yeşili1 İsmet Berkan1 İsmet İnönü2 İsmet Özsoylu1 İspanya gezisi2 İspanyol gribi3 İsrail3 İstanbul gezisi3 İstanbul Havalimanı2 İSTANBUL HÜZNÜ AZALTILIYOR1 İstanbul silüeti61 İSTANBUL-ÇATALCA RESİMLERİ1 İSTANBUL'DA DOĞAYA VE DOĞANA SAYGI1 İstifa kurumu1 İstihdam yalanı1 İstiklal Marşı1 İSTİNAT DUVARLI ANROŞMAN1 İstismar1 İsviçre1 İş hukuku1 İşsizlik16 İtalya4 İttifak dışı partiler1 İzmir-Karaburun gezisi1 Jeo Biden2 JES1 JET EGZOZLU ARAÇLAR1 Juan Mata1 Kabahatler kanunu1 Kabahatli kentli2 Kaçak elektrik3 Kaddafi nasıl öldü?1 Kader değiştirmek1 Kadir Mısıroğlu1 KAFATASI1 Kafkas usulü çay1 Kahrolsun deprem alanına giren muhalefet mı diyelim..1 Kalıcı önlemler18 KALLEŞ ÖLÜM1 Kamilet Vadisi12 Kanal İstanbul18 Kanal İstanbul-Musilaj2 Kanunî Sultan Süleyman1 Kaostan beslenenler1 Kapisre deresi7 Kapkara1 KAR BEYAZI ŞİİR1 KARA BEYAZI HAYATLAR İÇİN ŞİİR1 KARA PARA1 Karadeniz yollar1 Karagümrük maçında MHK Galatasaray ın ağzına bir parmak bal çalmış olmasın1 KARAMSALLIK TESLİMİYETTİR1 KARAMSARLIK KÖTÜYE ALAN AÇMAKTIR..1 karar organı1 karar yeter sayıları1 Karargâh rahatsız1 Karbondioksit-oksijen eşitliği1 Karl Marx5 Karşı duruş33 Karz-ı hasen1 Kaset komplosu3 KASTAMONUSPOR GALATASARAY MAÇINDA 25 DAKİKA DİRENÇ GÖSTEREBİLDİ1 KATAR FUTBOLA NE KATAR1 Katolik nikahı1 Kaya gazı1 KAYSERİ MAÇINDA GALATASARAY'İN 1 PENALTISI 1 DE GOLÜ VERİLMEDİ 3 PUAN RAKİBİNE VERİLDİ1 Kazım Koyuncu2 Kazımcan Karataş1 Kazuistik anayasa1 Kebabçı1 Kehanetlerim1 Kemal Kılıçdaroğlu28 KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN SİYASİ ANATOMİSİ1 Kemalpaşa1 Kenevir1 KENT TARIMI1 KENT-KOOP3 Kentini dinle1 Kentsel dönüşüm37 KEREM2 KEREM AKTÜRKOĞLU1 KEREM KINIK VE 12 ŞİRKETİ VE DE DFB'NİN KURULMASI1 KHGM1 KILIÇDAROĞLU GÜNDEMSİZ DİYENLER1 Kılıçdaroğlu Manifestosu4 KINA2 Kırık sandalye2 Kırılma noktası19 Kıtlık bilimi1 KIYAMETİN YAŞANDIĞI DEPREM BÖLGESİNDE MESCİT Mİ ÖNEMLİ ÇOCUK BEZİ VE MAMASI MI?1 Kızılay1 Kızılderililerin atasözü2 Kilo problemi1 KİM FETÖCÜ ÖCÜ???!!!1 Kişisel görüşlerin dinleştirilmesi1 Kitaba yazacaklarım2 Kitabım1 Kitaplar1 Kitapyurdu1 Klasik tıraş1 Kloz1 Koalisyon1 Komplo teorisi17 Konfüçyüs2 KONYASPOR1 korkmuyorum6 Korku imparatorluğu21 Korona1 KÖHES4 KÖPRÜ1 Kötek2 Kötü uygulama1 Kötülük1 Köy enstitüleri10 KÖYÜM SİDERE DERESİNDEKİ BU TAŞ DÜŞSÜN KAFANIZA KAFASIZLAR..1 Kriz raporu2 Kriz-pandemi93 kronik subdural hematom2 KSH1 Kuğulu park3 Kur'an şifreleri1 Kurgu6 Kurtlar vadisi karakterleri1 Kurtuluş destanı26 KUŞAKLARLA KUŞAK GEÇMEK1 Kuşkularım2 KUTLARIM1 KUTSAL RİTÜEL EVLİLİK1 Kuzey Anadolu Fay Hattı1 Kuzey Marmara otoyolu9 Küba13 KÜÇÜCÜK ZORBAY KÜÇÜK1 Küresel efendiler5 Küresel ısınma11 Küresel sömürü denklemi: “AB+ABD=ARBD”16 Küreselleşme aldatmacası4 Kürtler65 Kütahya-Simav depremi1 Laik devlet6 Laiklik1 Larry Diamond1 Laz dilbilgisi1 LAZ LOBİSİ NEDEN YOK!?1 Lazca1 Lazlar13 Le Figaro1 Leo Dubois1 Levent Üzümcü1 LİDER ÇIKAR İNŞALLAH1 LİGDE TRABZON'A 5 ATAN ALANYA ELENDİ1 Lizbon1 Lokomativ Moskova1 LÖSANTE1 Lösemili Çocuklar Vakfı1 LÖSEV1 Lucas Torreira1 LÜTFÜ SAVAŞ VE HATAY LÜTFÜ SAVAŞ VE HATAY1 M.Akif Ersoy1 Macaristan1 Maça bombalı saldırı1 MADEN İŞÇİSİ MAHPUS1 MADENCİ SERBEST1 MADENLER1 Madımak10 Madımak-Auschwitz-Reistag1 Mahir Çayan1 Makarnacılar10 Malazgirt savaşı7 Manavgat8 MANCHESTER UNİTED GALATASARAY’I HAŞAT EDER DİYEN E.TOROĞLU’NU DA DEVİRDİ!!!1 Manisa-Soma2 Mansur Yavaş21 Maraba kültürü ve ağa17 Marcao olayı1 Marduk8 marka spor ayakkabı1 Market zincirler1 Marsilya1 MATA HATAYSPOR'U MAT ETTİ1 matbaanın geç gelmesi2 Matematik nedir?1 Mathias Ross1 Matthıas Ross1 Maval okumak12 Maya takvimi kıyamet1 Mayasızlar1 Mayınlı alanlar8 MECZUP1 Medyan nedir?1 Mehmet Barlas4 Mehmet Özhaseki1 Melih Gökçek30 Meral Akşener11 MERAL AKŞENER TARİH YAZMADI TARİHTEN SİLDİ KENDİSİNİ İYİ GELEN AKŞENER GERİ DÖNDÜ1 Merkez Bankası1 Merkezkaç kuvveti8 Mersin Gazi çiftliği1 Mersin gezisi1 Mersin-Alata1 MERT İNSAN MERTENS'İN HARİKA GOLÜ1 MERTENS MEST ETTİ MERTENS ALANYA'YI BİTİRDİ1 Mesleki sorumluluk sigortası5 MESSİ MEST ETTİ ARJANTİNLİLERİ1 Mesut Yılmaz15 Metal yorgunluğu3 METE YARAR KİME YARAR!!??1 Metin Oktay3 MHK1 Mılot Rashıca1 Milenyum kupası1 MİLENYUM KUPASI VE GALATASARAY1 Millet ittifakı6 MİLLET İTTİFAKI NEDİR NE DEĞİLDİR..1 Milletimizle alay etmeyin!1 Milletvekili dokunulmazlığı13 MİLLETVEKİLLİĞİ Mİ MİLLETİN VEKİLLİĞİ Mİ!?1 Milli Piyango şaibe3 Milliyetblog yazılarım2 MİT54 Mod nedir?1 Modern kölelik2 Modern tıraş aletleri1 Moğollar4 Monaco35 Montrö sözleşmesi2 Motorlu kuryeler1 MPİ Genel Müdürü İhya Balak3 Muammer Kaddafi5 Muaviye-Küfeli-Hz. Ali1 Mucur1 Muhalif duruş2 MUHARREM İNCE7 MUHARREM İNCE KALIN OYNUYOR OY OY DİYE İNLEYENE KATKI VERMEK ADINA1 Muhsin Yazıcıoğlu1 Muhteşem Yüzyıl dizisi10 Murat Bardakçı7 Murat Karayalçın34 Muru3xi1 Musilaj1 MUSLER SAKATLANDI1 MUSLERA1 Mustafa Balbay31 Mustafa cengiz1 Muvazzaf5 Mümtaz İdil1 Müslüm Gürses1 Nabi Avcı1 Naci Görür2 Nagehan Alçı2 Nasıl Galatasaraylı oldum?1 National Geographic3 Nazım Hikmet26 Nazlı Ilıcak17 Ne düşünüyorsun?1 Ne istediniz de vermedik1 Ne oldu?1 Necdet Hoşcan1 NEDEN SÜPER KUPA SAMSUN'DA DEĞİL DE ARABİSTAN ÇÖLLERİNDE1 Negatif bilgi1 Negatif uzmanlık1 New York Times10 NİCE NİTEL BAYRAMLARA1 NİCELERİ AKADEMİLİ1 Nicolae Ceaușescu1 NİKAH1 NİYE BİR ALANYASPOR OLMASIN!!??1 NOBEL BENİM HAKKIM HAKKI!!1 Nuh tufanı10 Nur Suresi 30-31. ayetler3 Nuray Mert12 Nurettin Veren2 Nurettin Yıldız3 Nuri Asan1 Nush ile uslanmayanı etmeli tekrir-tekrir ile uslanmayanın hakkı kötektir1 Nükleer1 Nükleer enerji1 Nükleer santral46 Nükleer tehlike1 OFLU HOCALAR OKUMASIN OFSPOR'U1 Ofspor1 OFSPOR NEREDE İSE GALATASARAY'I ELİYORDU1 OGG1 OKAN BURUK İLE GALATASARAY ARTIK KORKUTUYOR1 OKAN BURUK1 Okan Buruk 5 kez üst üste maç kazanarak Galatasaray'ı 17.kez Şampiyonlar Ligi'nde1 OKAN BURUK ANTALYASPOR'A BURUKLUK YAŞATTI..FUTBOLUMUZU OLİGARKLAR VE 7 BÖLGELİ LİG ÖNERİSİ1 OKAN BURUK REKORLARA DOYMUYOR1 OKAN BURUK VE ÖĞRENCİLERİ İLLE DE ICARDI SÜPER LİG'İ YIKARDI VE DE YIKTI DA!! FB'Yİ GS'İN DEPLASMANDA 3-0 YENMESİ AYRİ BİR HARİKA1 Okan Buruk'u istemeyenlere kötü haber1 Okan Emre'yi 7 bitirdi1 Okan içerde sinmiş Danimarkalıları üzdü1 Oktay Ekinci4 Okumak1 Ola1 Oligark15 One Munite6 OnPunto1 Opsiyon1 Orantısız yağdanlıklar1 ORDAN BURDAN PARDON MARDON..1 Orduspor1 Orhan Gencebay1 ORHAN PAMUK MU YOKSA ATATÜRK MU AĞIR GELİR1 Osama1 Osmanlı11 Osmanlı yönetimi6 Oturarak çalışmak1 Oturuş ergonomi1 Oy depoları1 OYUN VE KOYUN1 OZAN KABAK1 Öğrenilmiş çaresizlik1 Öğretmen27 Ölüm4 ÖLÜM GERÇEKTEN ADIN KALLEŞ1 Ömer Çelakıl2 Ömer Dinçer2 Önerim var15 ÖSO1 Öteki dünya önlemleri1 ÖYLE BİR KALECİ Kİ ICARDİ'YE BİLE GOL ATTIRMADI1 Özel istihdam büroları1 Özelleştirme40 Özer Akdemir1 Özgün çalışma11 Özgür düşünce53 ÖZGÜR ÖZEL SİYASET OYUNLARINI BİLENLERİN SİYASİ TİMSAHLARIN OLDUĞU HAVUZA İTİLENDİR1 Özhan Canaydın1 PageRank1 Papazın bağı nereden geliyor?1 PARTİLİ CUMHURBAŞKANI SÖZÜ DOĞRU DEĞİL1 Patalojik sorun1 PDY5 Pearl Harbor3 Pedofili1 PEHLİVANLARA ÖDÜL FİLENİN SOLTANLARINA LGBT1 PELE1 Pelikan1 Pelin Çift1 Pers1 Petek ısınma sorunu1 PETROL VE FUTBOL1 Peygamberler1 Pherma-sharp1 Pınar Selek1 Pierre Loti1 Pierre Webo1 Pisa Kulesi1 Pisagor4 Piyangolar1 Plansız yapılaşma1 Polo Dayı1 POLONEZKÖY1 Portekiz gezi1 Portekiz gezisi8 Porto1 Poşet meselesi4 PROF. ATAÇ BAYKAL1 Prof.Dr. Bülent Arı2 Prof.Dr. Ioanna Kuçuradi1 PROJE1 Pukiya1 Rant14 Rantsal dönüşüm5 Raşa1 Recep Yazıcıoğlu1 Referandum9 Reglaj ayarı1 Reina saldırısı1 Rejim1 Rektör Melih Bulu1 Reptilian1 RES16 Reşat Nuri Güntekin1 Reyting kaygısı2 Rıdvan Dilmen14 Rıza Sarraf6 Ribery1 Richard Feynmann1 RİZE ARTVİN HAVAALANI ARTVİN İÇİN HAVA RİZE İÇİN ALAN1 Rize felaketi3 Rizespor katledildi1 ROK2 Romantik bir hafta sonu1 Rothschild1 Rus bakışı1 Rus büyükelçisi vuruldu2 Rus uçağı düşürülmesi1 Rüyam1 SABRIN SABRINI TAŞIRAN SABIR SABIR OLMAKTAN ÇIKAR TESLİMİYETE DÖNÜŞÜR1 SACHA BOEY1 Safranbolu gezisi1 Sağlıksız kent politikaları1 SAHA İÇİNDE KAZANAN GALATASARAY SAHA DIŞINDAKİ OYUNLARA ASLA KULAK VERMEMELİ1 Sahte fatura1 Salgın hastalıklar1 Salgınlar2 Sami Karaören3 Samsun 19 Mayıs Lisesi29 SAMSUN ŞAMPİYONLUĞU HAK EDEN BİR KENT1 Samsun'un tarihi 19 mayıs 19191 Samsunspor157 SAMSUNSPOR AMBLEMİ1 SAMSUNSPOR BAŞKANI TAKIM YERİNE FUTBOLCU ALMALI!!!1 SAMSUNSPOR İYİ GİDİYOR HÜSEYİN EROĞLU İLE1 Samsunspor morard1 SAMSUNSPOR SEMT İ KUTSAL EYÜP TAKIMI EYÜPSPOR U PERİŞAN ETTİ. SAMSUNSPOR UN ÇALIŞTIRICIS HÜSEYİN EROĞLU1 SAMSUNSPOR SİVAS'TA İYİ BAŞLADI1 Samsunspor'u birileri aşağı çekiyor1 SAMSUNSPOR'UN 14 MAÇI1 Samsunspor'un armasına saldırmak1 SANIK SANDALYESİNE OTURTULMASI GEREKEN 20 YIL İKTİDARDA OLAN MUKTEDİRDİR1 Sansür16 Sapadere kanyonu1 SAPANCA CENNETTİN İZDÜŞÜMÜ1 Sapıklıkla suçlamak1 Saray darbesi1 SARAYDAN TABLO KAÇIRMAK1 Sarı inek2 sarı saçından güç alan Icardi attı üç puan geldi1 Sarp1 Sayısal Oyunlar4 Seçim hile1 SEÇİM HİLELERİNİN ANATOMİSİ1 Seçimlerde hile24 SEÇİN YAZMACA BUNLAR1 Seçmen profili1 SEÇSİS1 SED1 Sedat Peker11 SEFEROVİÇ1 Selahattin Demirtaş1 Selin Sayek Böke3 SEO-SERP1 SERGEN YALÇIN1 Sergio Oliveira1 Serhıy Perkhun1 SERİ FARKLI YENİLGİLER1 Seslendiklerim1 Sevgililer günü2 sevr anlaşması1 Seyduna21531 Seyit onbaşı1 Sezen Aksu8 Sırt ağrısı1 side1 SİDERAYEPE3 Sidere29 SİDERE DERE ISLAHI İÇİN ANROŞMAN ÖNERİSİ1 SİDERE NİN ALTINI ÜSTÜNE GETİRMEK Mİ İSTENİYOR? SİDERE'DE ALTIN1 Sidere vadisi8 SİDERENİN DOĞASINA VE DOĞANINA DOKUNMA!1 SİHA2 Sincan1 Siyanür4 Siyaset meydanı2 Siyaset yapmayın2 Siyaseten katl2 Siyasetin helalleşmesi1 SİYASİ DEPREMDEN YIKIM BEKLEYENLER YIKILDI1 SİYASİ KARAKTER YOK İSE..1 Siyasi rant aracı23 siyasi rant otomobilleri1 Siyasi suikast13 Siyasi üstünlük1 Sneijder185 Sol argüman2 SOL SOL İLLEDE TEK ÇATI SOL1 Solcu musun sağcı mı yoksa yağcı mı?! Sol yanlarımızı acıtanlar!!1 SOLDA CHP TEK ÇATI OLMALI1 SOLMAK VE EVRENSEL OLMAK İSTİYORSAN SOL!!!1 Solun tasfiyesi1 Soma katliamı3 Son viraj3 Son yazım-11 Son yazım-21 Son Yazım-31 Soner Yalçın5 Sorumsuz Hayvansever2 Soruyorum163 Sosyal hukuk devleti4 Sosyal patlama risk haritası5 Soytarı31 Spor eleştiri1 Srebrenica katliamı1 Stephen Hawking4 Stratejik önem8 Stres ve alkol3 Su akar Türkler bakar1 Su akar yatağını bulur1 Su debi ayarı1 SU SAVAŞLARI5 Suçlamalara karşı gerçekler1 Sultan Ahmet4 SUPER KUPA DURUŞU SÜPER SOPA İSTİYOR..FENERBAHÇE DEĞİL DE ALİ KOÇ NE YAPMAK İSTİYOR1 Suriye18 Süleymanşah Türbesi2 Sümela manastırı1 SÜPER LİG'E KOŞAN SAMSUNSPORU TUTANA AŞKOLSUN1 Süper loto4 Sürdürülebilirlik3 Sütyen Tarihi1 Şafak Sezer2 Şangay beşlisi1 Şans Oyunları1 Şans Topu3 ŞENOL GÜNEŞ2 ŞEREFSİZ SENSİN1 Şeriat1 Şevket1 ŞEYH BEDRETTİN DESTANINI YAZAN NAZIM HİKMET1 Şeyh Said isyanı1 Şeyhler16 Şiir2 ŞİİR VE ERDOGAN1 Şike101 Şike kronolojisi1 Şili depremi18 Şirince3 şirket yönetimi1 ŞUTBOL2 ŞUTLUYORUM-Futbol706 ŞÜKRİYE TUTKUN TUTUŞU1 Tahir Kıran1 TAKLACAI MERT YANDAŞ'IA ÖVGÜ ICARDI'YA SÖVGÜ HADE BE ORDAN1 Taksim meydan savaşı2 Taliban6 Taliban erkeklerinin bazıları neden yüzünü saklıyor? Makyaj1 Taliban yöneticisi1 TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE DİYEN DENİZLER IŞIKLARA GÖNDERİLİNCE TAM BAĞIMLI TÜRKİYE OLDUK1 Tanju Özcan1 TARAFLILIK CIVIK YAĞDANLIĞA DÖNÜŞTÜ1 Tarık Akan6 Tarifeli uçuş nedir?1 Tarih tekerrürden ibarettir1 Taşeron sistem1 Taşeronluk sözleşmeleri1 Taşımalı eğitim1 Taşımalı siyaset1 Taşkınlar54 TAŞKINLARI FIRSAT BİLEN RANTÇILARIN TAŞKINLIKLARI1 Tekâlif-i milliye nedir?1 TEKBİR DEĞİL YARDIM GETİR1 Tekel1 Tekel işçileri17 Televole kültürü31 Televole yangını1 Tema vakfı5 Tembellik yok üretmek var1 Temel Fransızca4 Temel İspanyolca6 Terim2 TERİM İLE GALATASARAY RESMİ1 Terör9 tevâfuk1 Tevfik Fikret1 TFF4 tff ve mhk1 TFF VE MHK ALİ PALABİYİK'A ASLAN'I DOĞRATTI MI DİYELİM??!!1 TFF VE MHK OLMAYINCA FUTBOL GÜZEL1 TFF-İBB- FUTBOLDAN GEÇİNENLER1 THY1 Tıraş keyfi1 Ticaret-Siyaset-savaş1 Timsah1 Timsah gözyaşları2 TL sembol1 TMMOB72 TOGG1 TOKİ2 TOKİ MOKİ...YOL1 TOPÇU VE VEFAKAR SEYİRCİYİ KUTLARIM..1 Toprak ağası1 Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası1 Torba yasa7 Toryum10 Trabzon Ayasofya1 Trabzonspor10 TRT4 TRT TARİHİ DİZİLERDEN FIRLAMA TUHAF SAÇLI YENİ OSMANLI TİMİ1 TRT VE YANDAŞ KANALLAR SÖZDE İKTİDARIN İCRAATLARINI ANLATAN DİZİLERDE YARIŞIYOR1 TRT=trt1 TSK1 Tuncay Özkan7 Tuncel Kurtiz1 Turgut Özal2 Turist Ömer1 Tutsak lümpen gençler1 Tuzun kokması15 TÜİK2 TÜM ULUSUN YENİ YILINI KUTLARIM1 Tünaydın1 Türban12 Türbanlı polis1 Türbanlı zabıta1 Türk nasıl olunur?1 Türk-kürt faşizmi1 Türkan Saylan3 Türkçe dışındaki dillerde içerik üretmek1 Türkçe Fransızca İspanyolca sözlük1 TÜRKEVİ1 Türkiye başarısızlığı1 Tütün1 Tüzük Kurultayı Manifestom1 Uçurtma aşkı1 Uğur Mumcu23 Ulusal gereklilikler1 ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMANLARINI İDEOLOJİLERİNE ENDEKSLEYENLER1 ULUSAL TAKIM1 Ulusal varlık fonu1 Uluslararası iktidar alanı1 UNESCO29 UNESCO dünya mirası listesi1 UnutMADIMAKlımda1 UYARIMDIR5 Uzatmalı Covid1 UZLAŞI DA BARIŞ VARDIR DÖNEKLİKTE İNKAR VE İHANET..1 Uzun covid nedir?1 Üç fidan4 ÜKEM FUTBOLU KAFASINDA PATLAYAN SOPA1 Ülkenin ticarethane gibi yönetilmesi1 Ümit kocasakal1 Ümit Öztürk1 Üniter devlet1 Ürdünlü Ebu Musab Zerkavi1 ÜRKENLER1 Üzerih Garih1 Vedat Dalokay1 Vefat1 Venedik tacirliği1 Viyana1 VPN nedir?1 Washington Post1 Wikileaks2 YA SEV YA TERK ET ANLAYIŞI1 Yaban1 Yabancı durmak1 Yakup Kadri Karaosmanoğlu1 Yalçın Bayer18 Yalnız Kurt1 Yangın1 Yangından önce abant1 YANLIŞLAR İNSANI YALNIZ BIRAKIR1 Yap-işlet modeli1 YAPI DENETİMİ1 YAPI SINIFI1 Yapısal reform1 Yarbay Thomas Edward Lawrence1 Yarı başkanlık1 Yasaklanmış öğrenme fırsatları1 Yaşadıklarım1 YAŞAMDAN KOPRIANLAR YARALILAR DEĞİL YAŞAMDAN KOPARAN HURDA EVLERİN SAYILMASI VE YENİ TALAN YALAN SÜRECİ1 Yaşar Büyükanıt5 Yaşar Nuri Öztürk3 Yaşınılabilir kentler1 Yaşlılık sendromu1 Yatay yapılaşma2 Yatırım fonları1 YAZAN MÜHENDİS YAZIYOR1 YAZAN MÜHENDİS'İN BİRİKEN YAZILARI1 YAZSAN NE OLUYOR Kİ YİNE" BENİM OĞLUM OKUR DÖNER DÖNER OKUR"1 YEBİ YIL YENİ İDEOLOJİ1 Yemeksepeti1 Yeni dünya düzeni12 YENİ MORİNHO MONTELLO MU?1 Yeni proje-Fatih Terim1 YENİ YIL1 YENİ YIL YİNELİKLER DEĞİL YENİLİKLER GETİRSİN1 Yeni yollarda kazalar neden olur?1 Yere Batan Sarnıcı-Milyon taşı1 Yerel yönetimde aday1 YERİN ALTI MADEN EMEKÇİSİNİN YERİN ÜSTÜ MADENCİNİN1 yerli otomobil1 Yeşil sermaye1 Yetenek kazanmak1 Yeter be!1 Yeter söz milletindir1 YGS şifre1 YHT1 Yiğit Bulut1 yok böyle Icardi ve Kerem1 Youtube tüccarları1 Yörükler1 Yumuşak karın1 YUNUS1 YUNUS AKGÜN1 YUNUS AKGÜN VE TERİM1 Yusuf Aslan10 Yusuf Demir1 YÜKSEL ÇORBACIOĞLU CHP ADAY ADAYI1 YÜKSEL YILDIRIM2 Yürüyen virüsler1 Zeki Alasya6 Zeki olmayan ahlaksız1 Zigana Yaylaları1 Zirveye giden yol1 Ziya Gökalp1 Zorba1 Zorbay1 zorunlu organlar1 Zülfü Livaneli6
Daha fazla göster

1829 Adet Yazı Arşivi

Daha fazla göster

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *